Türk Bayrağı

bayrağımız Yeni türk bayraklari cesit cesit ay yildiz png  Türkiye yazli bayrak resimleri 
atatürk yazili png bayrak resimleri png hareketli bayrak yuvarlak bayrak png






  

  

  

  



Bordo Bereliler





Dalgalan Safaklar Gibi Sende Ey Sanli Hilal..

Bayrak resimleri DEYISIK BAYRAK SEKILERI TÜrk Bayragi Siyah Kurdele   Ne Mutlu Türküm Diyene bebek resmi Şehitler ölmez vatan bölünmez resim  Kız çocuk elinde Türk bayrak resim Türk Bayragi Resimleri Türk Bayragi Kiz Resmi
Terörü Lanetliyoruz Türkiye siyah bayark


EZANIMIZ DINMEYECEK BU BAYRAK INMEYECEK PIC PKK




Türk Cumhuriyetleri


Ne Mutlu Türküm Diyene

Cocuk Bayrak



Türk Bayrağı Hakkında Herşey



   


Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
 
 
 
Kız kardeşimin gelinliği,
 
 
 
Şehidimin son örtüsü,
IŞIK ışık dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum
Senin destanını yazacağım,
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım,
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım,
Dalgalandığın yerde ne korku ne keder,
Gölgende bana da bana da yer ver.
Sabah olmasın günler doğmasın ne çıkar,
Yurda ay yıldızının ışığı yeter,
Savaş bizi karlı dağlara Gôtürdüğü gün,
Kizıllığında sığındık,
Dalgalardan çöllere düşürdüğü
Gölgene sığıındık,
Ey şimdi süzgün rüzgarlarda dalğalı
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde aşan çiçeğim
Senin altında doğdum
Senin dibinde öleceğim,
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim
Yer yüzünde yer beğen,
Nereye dikilmek istersen,
Söyle seni oraya dikeyim.
 
   
 


Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 


TÜRK BAYRAĞI KANUNU



Kanun Numarası : 2893
Kabul Tarihi : 22/9/1983

Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 24/9/ 1983 Sayı : 18171
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt : 22 Sayfa : 599

Amaç

Madde 1 - Bu Kanunun amacı Türk Bayrağının şekli, yapımı ve korunması ile ilgili esas ve usulleri belirlemektir.

Bayrağın Şekli ve Yapımı

Madde 2 - Türk Bayrağı, bu Kanuna ekli cetvelde gösterilen şekil ve oranlarda olmak kaydıyla beyaz ay - yıldızlı albayraktır.
Bayrak ile özel bayrakların (sembolik bayrak, özel işaret, flama, flandra ve fors) standartları, hangi kumaş ve maddelerden yapılacağı tüzükte gösterilir.



 
Bayrağın Çekilmesi ve İndirilmesi

 
Madde 3 - Bayrak, kamu kurum ve kuruluşlarıyla yurt dışı temsilciliklerine ve kamu kuruluşlarıyla gerçek ve tüzelkişilerin deniz vasıtalarına çekilir. Yurt içinde ve yurt dışında yetkililerin araçlarına takılır.
Bayrak çekilirken ve indirilirken tören yapılır. Bayrak törenlerinin gereken biçimde yapılmasından o mahaldeki yetkili amirler sorumludur.
(Değişik : 14/7/1999 - 4409/1 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarında Türk Bayrağı sürekli çekili kalır.
(Değişik : 14/7/1999 - 4409/1 md.) Bayrağın; nerelerde daimi olarak çekilmeyeceği, hangi kapalı yerlere konulacağı, nerelere fon olarak takılacağı veya asılacağı, kamu kurum ve kuruluşlarından başka yerlerde ne zaman ve nasıl çekileceği, Türk Silahlı Kuvvetleri yüzer birliklerinde ve Türk Bandıralı ticaret gemilerinde Bayrak çekme ve indirme zamanları ile Bayrak çekilirken ve indirilirken yapılacak törene ilişkin hususlar, tüzükte gösterilir.
 

 
Bayrağın Yarıya Çekilmesi

 
Madde 4 - Türk Bayrağı , yas alameti olarak 10 KASIM'da yarıya çekilir. Yas alameti olmak üzere Bayrağın yarıya çekileceği diğer haller ve zamanı Başbakanlıkça ilân edilir.
 

 
Bayrağın Selâmlanması

 
Madde 5 - Çekilmesi ve indirilmesi esnasında veya tören geçişlerinde Bayrak, cephe alınarak selâmlanır.
 

 
Bayrağın örtülebileceği Yerler

 
Madde 6 - Türk Bayrağı, Cumhurbaşkanlığı yapmış kişilerin, şehitlerin ve tüzükte belirlenecek asker ve sivil kişilerin cenaze törenlerinde bunların tabutlarına, açılış törenlerinde ATATÜRK heykellerine veya resmi yemin törenlerinde masalara örtülebilir.
Ayrıca milli örf ve âdetler göz önünde tutularak Bayrağın diğer kullanılma şekil ve yeri tüzükte gösterilir.
 

 
Yasaklar

 
Madde 7 - Türk Bayrağı, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk veya layık olduğu manevi değeri zedeleyecek herhangi bir şekilde kullanılamaz. Resmi yemin törenleri dışında her ne maksatla olursa olsun, masalara kürsülere, örtü olarak serilemez. Oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz. Bu yerlere ve benzeri eşyaya Bayrağın şekli yapılamaz. Elbise veya üniforma şeklinde giyilemez.
 

 
Hiçbir siyasî parti, teşekkül, dernek, vakıf ve tüzükte belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan kurum ve kuruluşun amblem, flama, sembol ve benzerlerinin ön veya arka yüzünde esas veya fon teşkil edecek şekilde kullanılamaz.
 

 
Türk Bayrağına sözle, yazı veya hareketle veya herhangi bir şekilde hakaret edilemez, saygısızlıkta bulunulamaz. Bayrak yırtılamaz, yakılamaz, yere atılamaz, gerekli özen gösterilmeden kullanılamaz.
Bu Kanuna ve tüzüğe aykırı fiiller yetkililerce derhal önlenir ve gerekli soruşturma yapılır.
 

 
Cezalar

 
Madde 8 - Bu Kanuna ve çıkarılacak tüzüğe aykırı olarak Bayrak yapmak, satmak ve kullanmak yasaktır. Bu yasağa aykırı olarak yapılan Bayraklar o mahallin yetkili amirlerince toplatılır.
Bu Kanun hükümlerine aykırı davranışta bulunanlar suçları daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesi uyarınca cezalandırılır.
 

 
Tüzük

Madde 9 - Bu Kanunun ilgili maddelerinde tüzükte düzenleneceği belirtilen hususlar ile kanunun uygulanmasına ilişkin diğer esaslar, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde çıkarılacak tüzükte gösterilir.



Türk Bayrağı Hakkında Herşey




   




Türk Bayrağı Hakkında Herşey



Türk Bayrağı Hakkında Herşey







Ezan Dinmez, Bayrak İnmez, Vatan Bölünmez..

Türk Bayrağı Hakkında Herşey




Rajar' ın Kırmızı Bayraklı Kartlarından. "Türk Bayrağı"


Rajar' ın Kırmızı Bayraklı Kartpostallarından Emel... Hâlâs

Türk Bayrağı Hakkında Herşey

   


   




Türk Bayrağı Hakkında Herşey

   
 
   
 
 
   

Türk Bayrağı Hakkında Herşey

   
 
 
 
 


 

Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 
 
 
 
 


Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 
 
Google'ın uydu servisi aracılığıyla, Şırnak'ta dağlık alanda yazılı "Ne Mutlu Türküm Diyene" yazısı
görüntülendi.


İşte, PKK'lı teröristlerin yüzlerine her gün tokat gibi çarpan o yazı...
 


Türk Bayrağı Hakkında Herşey


TÜRKİYEM SENİN İÇİN
YILDIZLARI TOPLAR AYA
EKLERİM..






   


Türk Bayrağı Hakkında Herşey



 
 
 
 
TÜRK BAYRAĞI TÜZÜĞÜ


Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 25.1.1985, No : 85/9034

Dayandığı Kanunun Tarihi : 22.9.1983, No : 2893
Yayımlandığı R. Gazetenin Tarihi: 17.3.1985, No : 18697
Yayımlandığı Düsturun Tertibi : 5, Cildi: 24,S. 2095

 
 
BİRİNCİ BÖLÜM
Kapsam ve Deyimler

Kapsam

Madde 1 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.)
Bu Tüzük; Türk Bayrağının ve özel bayrakların standartlarını, bayrağın hangi kumaşlardan yapılacağını, hangi kapalı yerlere konulacağını, nerelere fon olarak takılacağı veya asılacağını, kamu kurum ve kuruluşlarında ve bunlar dışındaki erlerde ne zaman ve nasıl çekileceğini, nasıl katlanacağını, Türk Silahlı Kuvvetleri yüzer birliklerinde ve Türk bandıralı ticaret gemilerinde Bayrak çekme ve indirme zamanlarını Bayrak çekilirken ve indirilirken yapılacak törenlere dair hususları, kimlerin tabutlarına bayrak örtülebileceğini, ulusal geleneklere göre Bayrağın diğer kullanılma şekli ve yerleri ile Türk Bayrağı Kanununun uygulanmasına dair diğer esasları kapsar.

Deyimler

Madde 2 - Bu Tüzükte geçen deyimlerden :
A) Bayrak, Türk Bayrağı,
B) Uçkurluk, Bayrağın, ipin geçeceği, beyaz kumaştan, Bayrak enince yapılmış bölümü,
C) Uçum kenarı, Bayrağın uçkurluk karşısına gelen kenarı,
D) Üst kenar, çekildiği zaman Bayrağın üste gelen kenarı,
E) Alt kenar, çekildiği zaman Bayrağın alta gelen kenarı,
F) Uçkurluk dış kenarı, uçkurluğun direğe gelen kenarı,
G) Uçkurluk iç kenarı, uçkurluğun kumaşa dikilen kenarı,
H) En, Bayrağın üst ve alt kenarları arasındaki uzaklık,
İ) Boy, uçkurluk dış kenarıyla uçum kenarı arasındaki uzaklık,
J) Bayrak merkezi, Bayrak dikdörtgeninin köşegenlerinin kesiştiği nokta,
K) Bayrak ekseni, Bayrak merkezinden üst ve alt kenarlara paralel olarak geçtiği farzedilen çizgi,
anlamına gelir.



 
 
 
İKİNCİ BÖLÜM
Bayrağın Kumaşı, Standartları ve Direği
Bayrağın kumaşı

Madde 3 - (Değişik: 17/7/1995 - 95/7075 K.)
A) Bayrak, 4 üncü maddede belirtilen standartlarda, al zemin üzerine beyaz
ay yıldız konmak suretiyle aşağıda gösterilen kumaşlardan yapılır.
1- % 100 naylon,
2- % 100 poliyester,
3- % 50 ipek + % 50 yün,
4- % 50 ipek + % 50 naylon veya poliyester,
3 ve 4 numaralarda belirtilen kumaşlardan yapılan bayraklar özel hallere
münhasırdır.
B) Al ve beyaz renklerin kodları aşağıda gösterilmiştir.
1) Al rengin koordinatları;
Parlaklık (aydınlık) = 27,5
Kırmızılık-yeşillik = 44,8
Sarılık-mavilik = 15,6
olarak alınır ve en çok 3 NBS renk farkı kabul edilir.
2) Ay yıldızın beyazlığı, 460 nanometre dalga boyundaki yansıma yüzdesinin
iki katıyla 620 nanometre dalga boyundaki yansıma yüzdesinin farkı ipek ve sentetik karışımı kumaşlarda en az % 15, diğerlerinde en az % 60 olmalıdır.
Bayrağın yapımında kullanılacak kumaş ve maddelerle ilgili ayrıntılar mecbu-
ri Türk Standardında gösterilir.
Bayrak üreten işletmeler T.S.E. belgesi almak zorundadır.
Bayrağın standartları

Madde 4 - Bayrak, aşağıda gösterilen standartlara göre yapılır : (Ek:1)
A) Bayrağın boyu, eninin bir buçuk katıdır,
B) Ay ve yıldızın meydana getirilmesi için çizilen çemberlerin merkezleri
eksen üzerinde bulunur.
C) Ay, iç ve dış çemberlerinin birbirini kesmesinden meydana gelir,
D) Ayın dış çemberinin çapı, Bayrak eninin yarısına eşittir, merkezi,uç-
kurluğun iç kenarından Bayrak eninin yarısına eşit uzaklıktadır,
E) Ayın iç çemberinin çapı, Bayrak eninin onda dördüne eşittir, merkezi,
dış çember merkezinden uçum yönüne doğru Bayrak eninin 0,0625 katı uzaklıktadır,
F) Ayın ağzı uçum yönüne bakar,
G) Yıldız, çapı Bayrak eninin dörtte birine eşit olan ve beş eşit parçaya
bölündüğü farzedilen bir çemberin bölüşme noktaları birer atlanarak meydana
getirilir, yıldızın uçlarından biri, Bayrak ekseniyle ayın iki ucundan geçtiği
farzedilen çizginin kesiştikleri nokta üzerindedir, bu noktaya iç çemberin ek-
seni kestiği nokta arasındaki uzaklık, Bayrak eninin üçte birine eşittir,
H) Uçkurluğun genişliği, Bayrak eninin otuzda biridir.

Bayrağın ebadı

Madde 5 - Bayrağın eni, 50 santimetre veya katlarıdır.
Eni, 750 santimetreye kadar olan Bayrakların standartları, Tüzüğe ekli çizelgede gösterilmiştir.(Ek: 2)
Binek taşıtlarına çekilecek Bayrağın ebadı 20230 santimetredir.
Bayrağın büyüklüğü, çekileceği binaların ve deniz taşıtlarının büyüklüğüyle
mütenasip olacaktır. Şiddetli rüzgarlı ve yağmurlu günlerde daha küçük ebatta
Bayrak çekilebilir.

Bayrak direği

Madde 6 - Bayrak,ağaç veya madenden yapılmış, yuvarlak bir direğe çekilir.
Direğin üst ucunda, içinde Bayrak ipinin geçmesine yarayan bir makara olan, yassı, yuvarlak ve direğin kalınlığıyla orantılı bir tepelik bulunur. (Ek: 3)
Direk, çekilecek Bayrak eninin en az iki katı boyunda ve en sert havalarda,
kırılmayacak ve bükülmeyecek sağlamlıkta olacaktır.
Yere dikilecek direğin yüksekliği, en az üç metre olacak ve Bayrak uçum alt
ucunun yere sürünmesine imkan vermeyecektir.
Ağaçtan yapılmış direkler, kendi renginde cilalı veya beyaz yahut cevizi
renkte boyalı, madenden yapılmış direkler, beyaz yahut bronz renkte veya ağaç rengine boyalı yahut galvanize edilmiş olacaktır.
(Ek:22/2/2001-2001/2130 K.) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığı bağlısı kıt`a karargah ve kurumlar ile denizcilikle ilgili kamu kuruluş-
larındaki Bayrak direkleri gemi direği şeklinde olabilir.
(EK:22/2/2001-2001/2130 K.) Standartlara uygun Bayrak direğinin bulunmadığı durumlarda ve açık havada yapılan izci, gençlik kampı gibi etkinliklerde Bayrak, saygıda kusur oluşturulmayacak bir biçimde mevcut malzemeden yararlanılarak yüksek bir yere çekilebilir.

Bayrak direğinin konulması

Madde 7 - Bayrak direğinin nerelere ve nasıl konulacağı ve Bayrağın bunlara
nasıl çekileceği aşağıda gösterilmiştir:
A - Binalarda, en yüksek yere veya binanın ön yüzünün veya bu yüzdeki balkonun yahut benzer çıkıntılı yerin tam ortasına dikey olarak konulacak direğe, bu mümkün değilse, alt ucu yoldan geçenlere dokunmayacak yükseklikte, ön yüzün ortasına veya binanın en gösterişli yerine, bina yüzüyle direk arasında en çok 45 derecelik açı yapacak şekilde eğik olarak konulacak direğe, bu da mümkün değilse, binanın giriş önünde veya tören alanında 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasına uygun olarak yapılmıs direğe,
B - Deniz araçlarının, limanda, varsa, arka direklerine, seyirde, denizcilikteki usullere göre, Bayrak çekilmesi gereken direklerine bağlı gize veya direğe, yelkenli gemilerin randa yelkeninin çördek yakalarına,
C - Binek taşıtlarında, sağ ön tarafa dikey olarak konulacak küçük direğe.



Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 
 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
 
 
Bayrağın Çekilmesine ve İndirilmesine Dair Esaslar
Çekilme ve indirilme (1)

Madde 8 - (22/2/2001-2001/2130 K.)
Bayrağın çekilmesi ve indirilmesine ilişkin esaslar aşağıda gösterilmiştir.
A) Sürekli çekili kaldığı yerlerde Bayrak, bakım, onarım ve yenisiyle değiştirilmesi
için sabah veya akşam alacakaranlık zamanında törensiz olarak indirilir ve çekilir.
B) Her gün Bayrak çekilen yerlerde Bayrak, saat 8.00`de, günün bu saatte
ağarmadığı hallerde ise gün ağardığında çekilir ve gün batımında indirilir.
C) Milli Bayram, genel tatil ve hafta tatilinde Bayrak çekilen yerlerde Bayrak tatilin
başlama saatinde, günün bu saatten evvel kararması halinde ise gün batımında çekilir,
tatil süresince çekili kalır ve tatil sonunda gün batımında indirilir.
D) Bayrak, çeşitli nedenlerle değiştirilmesi gerekli durumlar ile yırtılmasına, ipin veya makaranın kopmasına sebep olabilecek rüzgar, fırtına ve benzeri durumlarda geçici
olarak indirilebilir.
----------------------------------
(1) Bu madde başlığı; "Çekilme ve indirilme zamanı" iken, 22/2/2001 tarihli ve
2001/2130 sayılı Kararname ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Sürekli Bayrak çekilecek yerler

Madde 9 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.)
Bayrağın sürekli çekili kalacağı kuruluşlar aşağıda gösterilmiştir :
A) Cumhurbaşkanlığı,
B) Türkiye Büyük Millet Meclisi,
C) Anıtkabir,
D) Hükümet Konakları,
E) Polis, jandarma, hudut ve gümrük muhafaza karakolları ile hudut kapıları,
F) Bağımsız takım ve bölükler ile daha üst askeri birlik veya karargahlar,
G) Eğitim ve öğretim kurumları,
H) Köy ve mahalle muhtarlıkları,
İ) Yukarıda gösterilenler dışındaki kamu kurum ve kuruluşları,
J) Kamu Kurum ve kuruluşlarına ait fabrika ve işletmeler.
Her gün Bayrak çekilecek yerler

Madde 10 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.)
Seyir halinde bulunan gemilerle demirli, şamandırada, rıhtımda bağlı gemiler ve
diğer deniz araçlarında her gün Bayrak çekilir.
Seyir halinde bulunan gemiler, Bayraklarını geceleri de çekili bırakabilirler.
Milli Bayram, genel tatil ve hafta tatilinde Bayrak çekilecek yerler

Madde 11 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.)
Milli Bayram, genel tatil ve hafta tatili günlerinde Bayrak çekilecek yerler aşağıda
gösterilmiştir:
A) Tören düzenlenen alanlar ile yönetmelik veya yönergelerde belirlenen tören alanları,
B) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
C) Siyasi parti merkez, il ve ilçe teşkilatları,
D) Fabrikalar,
E) İşletmeler.
Müsaade ile Bayrak çekilmesi veya konulması

Madde 12 - 11 inci maddede sayılan günler, kurtuluş ve Atatürk`ü anma günle-
ri dışında, Bayrak çekilmesi veya konulması mahalli mülki amirinin müsaadesine
bağlıdır.
Ancak, milli spor karşılaşmalarında ve milli gelenekler gerektiriyorsa tö-
renlerde ve düğünlerde Bayrak kullanılabilir.
Yabancı ülkelerdeki resmi ve milli binalara Bayrak çekilmesi

Madde 13 - Türkiye Cumhuriyetinin yabancı ülkelerde bulunan resmi ve milli
binalarına Bayrak çekilip indirilmesinde, mahalli geleneklerle milletlerarası
tatbikat gözönünde bulundurularak bu Tüzük hükümlerine uyulur.
Hava araçları

Madde 14 - Hava araçlarına Bayrak çekilmez. Sivil hava araçlarına, yön düme-
ninin her iki yanına boyayla al zemin üzerine Bayraktaki oranlara uygun, beyaz
renkte ay yıldız resmolunur.
Kamu kurum ve kuruluşlarında Bayrak çekme esasları (1)

Madde 15 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K)
Kamu kurum ve kuruluşlarında Bayrak çekme aşağıdaki esaslara göre uygulanır:
-------------------------
(1)Bu madde başlığı; "Tek Bayrak çekilmesi" iken, 22/2/2001 tarihli ve 2001/2130
sayılı Kararname ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
2868 - 1
A) Aynı alanda birden çok binaya yerleşmiş bulunan kamu kurum ve kuruluşlarında
tek Bayrak çekilir. Ayrı alanlarda birden çok binaya yerleşmiş kamu kurum ve
kuruluşlarında ise her binaya Bayrak çekilir. Birden çok kamu kurum ve kuruluşunun
bulunduğu bir binaya mülki idare amirinin belirlediği kurumca tek Bayrak çekilir.
B) Bağımsız takım ve bölükler, daha üst askeri birlik ve karargahlar ile tören yapma
olanağı bulunan okul, emniyet teşkilatı ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında, Milli
Bayram, genel tatil ve hafta tatili başlangıcında ve bitiminde tören yapmak üzere ayrı bir
Bayrak direği bulunur. Bu yerlerde tek bir Bayrak direği mevcut ise Bayrak, tören
zamanından uygun bir süre önce indirilir. Bayrağın törenle çekilmesinde ve
indirilmesinde 22 nci madde hükümleri uygulanır.
Bayrağın yabancı devlet bayraklarıyla birlikte çekilmesi

Madde 16 - Milletlerarası toplantılarda, fuarlarda ve yabancı turistlerin
konakladıkları yerlerde, yabancı devlet bayrakları, ancak, Bayrakla birlikte çe-
kilebilir. Bu takdirde 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Bu durumlarda, Bayrak, bina ön yüzüne göre sağdaki ilk direğe çekilir.
Yabancı devlet bayraklarının ebadı, Bayrak ebadından büyük, direkleri Bayrak
direğinden yüksek olamaz.
Yabancıların karşılıklı olmak şartıyla uyruğunda bulundukları devletin
bayrağını konut veya ticarethanelerine çekmelerinde birinci, ikinci, üçüncü
fıkralar hükümleri uygulanır.
İkiden çok yabancı devlet bayrağının Bayrakla birlikte çekilmesi halinde,
diğer devletlerin bayrakları Bayrağın soluna alfabetik sıraya göre çekilir.
Yabancı diplomatik misyonlarda yukarıdaki hükümler uygulanmaz.
Konut ve işyerlerine Bayrak asılması

Madde 17 - İşyeri, konut vb. özel yerlere, Milli Bayramda,resmi bayramlarda,
kurtuluş ve Atatürk`ü anma günlerinde 7 nci maddenin A bendi hükümlerine bağlı
olmaksızın Bayrak asılabilir.
2868 - 2
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Bayrağın Konulabileceği ve Örtülebileceği Yerler
Bayrak konulacak makam odaları

Madde 18 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Cumhurbaş-
kanlığı Konseyi Üyeleri, Başbakan, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay Baş-
kanları, bakanlar, Yükseköğretim Kurulu Başkanı, Sayıştay Başkanı, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Yargıtay ve Danıştay başkan vekil-
leri ve daire başkanları, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı, Yüksek Seçim Kurulu
Başkanı, Sayıştay daire başkanları, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Devlet
Denetleme Kurulu Başkanı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı,
üniversite rektörleri, müsteşarlar, valiler, büyükelçiler, Yüksek Denetleme
Kurulu Başkanı, müsteşar yardımcıları, genel müdürler ve bu düzeydeki başkanlık-
lar, bölge idare mahkemesi başkanları, Cumhuriyet savcıları, adalet komisyonu
başkanları fakülte dekanları,kaymakamlar,başkonsoloslar, bucak müdürleri, bele-
diye başkanları, bölge başmüdürleri ve bölge müdürleriyle bakanlıkların il kuru-
luşlarının başında bulunanların ve resmi hastane baştabiplerinin makam odalarına
Bayrak konur.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde Bayrak konulacak birlik, karargah, kurum, komutan
ve amir odaları aşağıda gösterilmiştir :
A) Tabur komutanları ve daha üst birlik komutanlarıyla komutan yardımcıları
(yüzer birlikler hariç olmak üzere deniz ve havada, eşiti),
B) Yüksek Askeri Şüra Üyeleri,
C) Genelkurmay İkinci Başkanı,
D) Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı ve müsteşar yardımcıları,
E) Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ve Yardımcısı,
F) Harp Akademileri Komutanı ve Yardımcısı, Kuvvet Harp Akademileri komutan-
ları, Milli Güvenlik ve Silahlı Kuvvetler Akademisi Komutanı,
G) Okul komutanları ve yardımcıları,
H) Kurmay başkanları, kurmay yar - başkanları ve erkan başkanları,
İ) Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmy Başkanlığı Kuvvet Komutanlıkları ve
Jandarma Genel Komutanlığı karargahlarındaki başkan ve daire başkanları,
J) Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı,
K) Yukarıda sayılanlar dışında, birlik ve kurumlara komuta etmeyen, karar-
gahlarda görevli general ve amiraller,
L) General ve amiral kadrolarında görev yapan subaylar,
M) Askeri Yargıtay Başkanı, İkinci Başkanı, Başsavcısı, daire başkanlarıyla
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı, başsavcısı ve daire başkanları,
N) Askeri hastane baştabipleri,
O) Askerlik daire ve şube başkanları,
P) Askeri savcılar ve askeri mahkeme kıdemli hakimleri.
(Ek:3/4/1993 - 93/4295 K.) Emniyet teşkilatında Bayrak konulacak makam oda-
ları aşağıda gösterilmiştir.
A) Emniyet Genel Müdürü,
B) Polis Akademisi Başkanı,
C) İl Emniyet Müdürü,
D) Polis Koleji ve Polis Okulu Müdürleri.
Bayrak, tepesinde ay yıldız bulunan direğe çekili bulunur, makam masasının
sağ gerisinde uygun bir yere konur. Büyüklüğünün odanın büyüklüğüne uygun olma-
sına ve uçlarının yerden en az 25 santimetre yukarıda bulunmasına itina gösteri-
lir.
Bayrak çekilecek binek taşıtları

Madde 19 - Cumhurbaşkanının, illerinde valilerin, görevli bulundukları dış
ülkelerde büyükelçilerin binek taşıtlarına, tepesinde ay yıldız bulunan kromajlı
küçük direklere Bayrak çekilir.
Kaymakamların binek taşıtlarına, Milli ve Resmi bayram günlerinde ve hudut
görüşmelerinde Bayrak çekilir.
Cumhurbaşkanının bulunduğu kortejde, sıfatı ne olursa olsun, kimsenin binek
taşıtına Bayrak veya fors çekilemez.
Bayrak konulacak diğer yerler

Madde 20 - Atatürk köşelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı salo-
nunda başkanlık divanının sağına ve soluna, Bakanlar Kurulu toplantı salonunda
Başbakanın oturduğu yerin sağ arkasına, Anayasa Mahkemesi toplantı salonuna,
Yargıtay, Danıştay, Sayıştay genel kurulları ve Danıştay İdari İşler Kurulu sa-
lonlarına, Uyuşmazlık Mahkemesi toplantı salonuna, bakanlıkların, Yüksek Öğretim
Kurulu ve yüksek öğretim kurumlarının ve valiliklerin toplantı, brifing, şeref
salonlarıyla duruşma salonlarına Bayrak konur.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde hudut protokol odalarıyla aşağıda belirtilen bir-
lik, karargah ve kurumların toplantı, brifing ve şeref salonlarına Bayrak konur:
A) Tugay ve daha üst komutanlıklar (deniz ve havada eşiti),
B) Yüksek Askeri Şüra,
C) Milli Savunma Bakanlığı,
D) Milli Güvenlik Kurulu,
E) Harp Akademileri Komutanlığı,
F) Okul komutanlıkları,
G) Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı,
H) 800 yataklı askeri hastaneler.
Bayrak örtülebilecek yerler

Madde 21 - Bayrak, açılış törenlerinde Atatürk heykellerine, yemin törenle-
rinde masalara örtülebilir.
Cumhurbaşkanlığı yapmış kişilerin, şehitlerin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin
sivil personel dışındaki mensuplarının, bunların emeklilerinin, 18 inci madde
hükmüne göre makam odalarında Bayrak bulunan kamu görevlilerinin, bu görevleri
daha önce yapmış olanlarla aşağıda yazılı kimselerin cenaze törenlerinde tabut-
larına Bayrak örtülebilir :
A) Milletvekilleri ve milletvekilliği yapmış olanlar,
B) Temsilciler Meclisi, Danışma Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu üyeliği yap-
mış olanlar,
C) Milli Birlik Komitesi üyeliği yapmış olanlar,
D) Gaziler,
E) Yüksek yargı organları üyeleri ve emeklileri,
F) Sayıştay üyeleri ve emeklileri,
G) Hakim ve savcılarla emeklileri,
H) Yüksek öğretim kurumları öğretim üyeleri ve emeklileri,
İ) Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yüksek Kurul üyeleriyle bu gö-
revi yapmış olanlar,
J) Devlet sanatçıları,
K) Devlet madalyası sahipleri,
L) Kızılay, Türk Hava Kurumu genel başkanları ve bu görevi yapmış olanlar,
M) Emniyet mensupları ve emeklileri,
N) Dünya, Olimpiyat ve Avrupa şampiyonluğu kazanmış olmaları dolayısıyla
2913 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış sporcular,
O) Resmi okul müdürleri,
P) Basın şeref kartı sahipleri,
R) İşçi ve İşveren sendikaları konfederasyon başkanları ve bu görevi yapmış
olanlar,
S) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının en üst kuruluşunun baş-
kanları ve bu görevi yapmış olanlar,
T) Bilimsel,sanatsal, kültürel, sportif ve sosyal alanlarda üstün hizmet
verdiği mülki amirlerince kabul edilen diğer Türk vatandaşları,
Ancak, Devlet aleyhine veya yüz kızartıcı mahiyette bir suç işlemekten hüküm
giymiş olanların tabutlarına, affedilmiş olsalar bile, Bayrak örtülemez.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Bayrak Töreni, Bayrağa Saygı ve Yasaklar
Bayrak Töreni ve Bayrağın Katlanması
Bayrak töreni ve Bayrağın katlanması (1)

Madde 22 -Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.)
1) Bayrak, aşağıda belirtilen şekilde törenle çekilir ve indirilir :
A) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki bayrak törenlerinde, bir subay veya astsubay
komutasında, birliğin seviyesine uygun sayıda silahlı erlerden oluşan bir saygı kıt`ası,
Bayrağın çekileceği veya çekili bulunduğu direğiin karşısında veya yakınında, varsa
bando veya boru çalacak askerlerle birlikte cephe alır. Gerektiği kadar asker ,
Bayrağın direğe çekiliş veya indirilişi için hazır bulunur ve çekilmesinden sonra veya
indirilmesinden önce Bayrağı selamlar. Varsa bando İstiklal Marşını veya boru Bayrak
marşını (DenizKuvvetleri Komutanlığı ve Sahil GüvenlikKomutanlığına mensup
gemilerde bando yoksa silistre) çalmaya başladığı anda subay ve astsubaylar elle,
kıt`a tüfekle Bayrak çekilinceye veya indirilinceye kadar selam durur.
B) Küçük deniz araçlarında tören, serdümen tarafından yapılır.
C) Emrinde polis, jandarma gibi üniformalı personel bulunan kamu kurum ve
kuruluşlarında ve bu personelin bulunduğu karakollarda tören, bendindeki
esaslara göre yapılır.
D) Emrinde üniformalı özel güvenlik teşkilatı bulunan kamu kurum ve kuruluşlarında
Bayrak, bir güvenlik görevlisi tarafından çekilir ve indirilir. Güvenliği aksatmayacak
şekilde yeterli sayıda personeli bulunan kuruluşlarda ise Bayrağı çeken ve indiren
güvenlik görevlisiyle birlikte en az üç kişilik üniformalı personel şapkalı olarak Bayrağın
çekilişi ve indirilişi sırasında Bayrağı selamlar.
E) Emrinde üniformalı personel bulunmayan kurumlarla yabancı ülkelerdeki resmi
ve milli binalardaki törenlerde, Bayrağı çeken veya indiren kişi başı açık olarak
bulunur, çekilmesinden sonra veya indirilmesinden önce Bayrağı selamlar.
F) (Değişik:28/5/2001-2001/2574 K.) Okullardaki Bayrak töreninde Bayrağı
çeken veya indiren kişi çekilmesinden sonra veya indirilmesinden önce Bayrağı
selamlar. Öğretmenler, öğrenciler ve okuldaki diğer kamu görevlileri törene
başları açık olarak saygı duruşu ile katılırlar. Varsa bando eşliğinde, yoksa boru
veya komutla İstiklal Marşı söylenir.
G) Türk bandralı ticaret gemilerinde tören, üç kişilik mürettebatla üniformalı olup
olmadıklarına göre   veya (E) bentlerinde, küçük deniz araçlarında ise (E) bendinde
belirtilen biçimde yapılır.
H) Özel yerlerde ve konutlarda tören, Bayrağı çekecek veya indirecek kişinin
üniformalı olup olmadığına göre Bayrağı selamlaması suretiyle yapılır.
2) Bayrak, indirildikten veya 21 inci maddede belirtilen yerlere örtülme işleminden
sonra aşağıdaki esaslara göre katlanır :
A) Normal, günlük kullanımda Bayrak, önce eni yönünde tam ikiye, sonra ay`ın üst
kısmından tekrar tam ikiye katlanır. Beyaz renkli kısım içte kalacak şekilde, uçum
yönünden ve yıldızın uç kısmından başlayacak şekilde 1/3 oranında katlanır. Uçkur
kısmı, katlanmış olan bölümün içinde tam olarak yer alacak şekilde son katlama yapılır.
Bu son durumda katlanmış Bayrağın her iki yüzünden de beyaz renkli ay ve yıldızın
hiçbir kısmı görülmeyecektir. Normal günlük kullanımda Bayrağın katlama şekli
Ek-5 de gösterilmiştir.
---------------------------
(1)Bu madde başlığı; "Bayrak töreni" iken, 22/2/2001 tarihli ve 2001/2130 sayılı
Kararname ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
B) Tabutlara eni 200 cm olan Bayrak örtülür. Tabutlara örtülen Bayrak, önce yıldızın
tam üst kısmından, boydan eni yönünde arkaya doğru katlanır. Sonra yıldızın alt değme
noktasından, eni yönünde yine boydan arkaya doğru katlanır. Arta kalan fazlalık yine
arka kısma doğru katlanır. Yıldızın uçkur kısmına yakın noktasından arkaya doğru
katlanır. Yıldızın diğer değme noktasından arkaya doğru iki kez katlanarak yıldızın en
üstte kalması sağlanır. Tabutlara örtülen Bayrağın katlanma şekli Ek-6 da gösteril-
miştir.
Şehit tabutuna örtülen Bayrak katlanmasından sonra şehit ailesine verilir.
Bayrağa saygı

Madde 23 - Bayrak, çabuk çabuk çekilir ve yavaş yavaş indirilir.
Bayrak çekilmeden önce veya indirildikten sonra özel bir saygıyla taşınır.
Türk Silahlı Kuvvetlerine ait gemilere girip çıkanlar, direkte bulunan Bay-
rağı yüzlerini dönerek selamlarlar.
Bayrağın yarıya çekilmesi

Madde 24 - Bayrak, 10 Kasımda Türkiye`de ve Türkiye Cumhuriyetinin dış tem-
silciliklerinde, resmi ve milli binalarında yarıya çekilir.
Bayrağın yarıya çekileceği diğer haller ve zamanlar Dışişleri Bakanlığının
görüşü alınarak Başbakanlıkça tesbit ve ilan edilir.
(Değişik: 22/2/2001 - 2001/2130 K.) Bu hallerde Bayrak, yavaş yavaş yarıya indirilir.
(Değişik: 22/2/2001 - 2001/2130 K.) Sürekli çekilmeyen yerlerde Bayrak, önce tepeye
kadar çekilir, sonra yarıya indirilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının önündeki Bayrak hiç bir zaman, Anıtkabir-
deki Bayrak 10 Kasım dışında yarıya indirilemez.
Bayrak çekilmeyecek ve konulmayacak yerler

Madde 25 -(Değişik:22/2/2001-2001/2130 K.)
Yıkık, terkedilmiş, yapımı tamamlanmamış binalara, mutfak, tavla ve benzeri yerlere,
çamur ve çöp dubası ile benzeri teknelere, 19 uncu maddede belirtilen binek taşıtları
dışındaki kara taşıtlarına Bayrak çekilmez ve konulmaz.
Yasaklar

Madde 26 - Bayrak, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk ola-
rak veya taşıdığı manevi değeri zedeleyecek biçimde kullanılamaz; 21 inci madde
hükümleri dışında, ne maksatla olursa olsun, örtü olarak serilemez; oturulan
veya ayakla basılan yerlere konulamaz; elbise ve üniforma olarak giyilemez. Bu
yerlere, masalara, kürsülere vb. eşya üzerine Bayrağın şekli yapılamaz.
Hiç bir siyasi parti, kuruluş, dernek, vakıf tarafından amblem, flama, sem-
bol ve benzerlerinin ön ve arka yüzünde, Bayrak, esas ve fon olarak kullanıla-
maz.
Bayrağa sözle, yazıyla veya hareketle veya herhangi bir şekilde hakaret
edilemez, saygısızlıkta bulunulamaz. Bayrak yırtılamaz, yakılamaz, yere atıla-
maz, gerekli itina gösterilmeden kullanılamaz.
ALTINCI BÖLÜM
Özel Bayraklar
Özel bayraklar

Madde 27- Tanıtıcı bayraklar dışındaki özel bayraklar al zemin üzerine ay
yıldız resmolunarak yapılır. Özel bayraklarla tanıtıcı bayrak aşağıda gösteril-
miştir.
A) Cumhurbaşkanlığı forsu,
B) Flandra,
C) Sembolik bayraklar,
D) Özel işaretli bayraklar,
1 - Kare bayraklar,
2 - Gidon bayraklar.
3 - Eksiz bayraklar.
E) Flamalar,
F) Tanıtıcı bayraklar.
2872 - 1
Cumhurbaşkanlığı forsu

Madde 28-Cumhurbaşkanlığı forsu, (Ek: 4) te gösterilen ölçülere uygun olarak
yapılır. Forsun sol üst köşesinde yer alan güneş ve yıldızlar sarı renktedir.
Cumhurbaşkanının ikametgahında, ziyareti süresince bulunduğu yerde, bayrak dire-
ğine çekilir, gece ve gündüz çekili kalır, makam odasında çalışma masasının sol
gerisine konur, içinde bulunduğu arabanın sol önünde, tepesinde ay yıldız bulu-
nan kromajlı direğe çekilir.
Flandra

Madde 29- Flandra, boyu eninin 18 katı olan bayraktır. Bu bayraklar, savaş
gemileriyle yardımcı gemilerde, tanıtma işareti olmak üzere, yalnız denizde
kullanılır.
Sembolik bayraklar

Madde 30- Sembolik bayraklar,küçültülerek kumaş veya başka maddeler üzerine
yapılan bayraklardır.
2872 - 2
Özel işaretli bayraklar

Madde 31 - Özel işaretli bayraklardan;
1 - Kare bayraklar, eni boyuna eşit olarak,
2 - Gidon bayraklar, boyu eninin birbuçuk katı olan Bayrağın, uçum yönünde
eklenen ve kenarları Bayrak enine eşit olan karenin köşegenlerinin kesiştiği
noktayla uçum kenarının iki ucu arasında kalan üçgenin oyulmasıyla,
3 - Eksiz bayraklar, eni bir metre, boyu üç metre olan bayrağa yüksekliği
bir metre olan ikizkenar üçgen eklenmesiyle,
yapılır.
Flamalar

Madde 32 - Flamalar, boyu eninin birbuçuk katı olan ve uçum yönünde birleşen
kenarları birbirine eşit bulunan üçgen şeklindeki bayraklardır.
Tanıtıcı bayraklar

Madde 33 - Tanıtıcı bayraklar, boyu eninin birbuçuk katı olan ve üzerlerine,
resmi ya da özel kurum ve kuruluşların tescil edilmiş amblemleri resmolunan bay-
raklardır.
Özel bayrakların kullanılmasına dair diğer esaslar

Madde 34 - Sembolik bayraklar, özel işaretli bayraklar ve flamalar milli ve
resmi bayramlarda, kurtuluş ve Atatürk`ü anma günlerinde, yabancı devlet büyük-
lerinin Ülkemize yapacakları ziyaretlerde kullanılır.
Sembolik bayraklar, ayrıca, okulların süslenmesinde kullanılabileceği gibi,
birinci fıkrada sayılan günlerde, temel atma ve açılış törenleri, Devlet büyük-
lerinin yapacakları Yurt gezileri vb. durumlarda, tabii renkte veya kırmızı be-
yaz renklere boyanmış yahut ucuna bayrak uzunluğunda kırmızı beyaz kurdele ve
şeritler bağlanmış çubuklara takılarak elde taşınabilir; iplere tek tek veya
dizi halinde takılarak veya doğrudan sarkıtılarak donanma amacıyla kullanılabi-
lir.
Sembolik bayrakların bu durumlar dışında kullanılması,mahalli mülki amirinin
müsaadesine bağlıdır.
Tanıtıcı bayraklar, sadece, ait oldukları kurum ve kuruluşların binaları
önüne çekilebilir, bunların düzenledikleri tören ve toplantılarda kullanılabi-
lir. Ayrıca, bunların üst görevlilerinin makam odalarında, çalışma masalarının
sol gerisine konulabilir. Bu bayrakların çekildiği direklerin tepesine ay yıldız
konulamaz.
Türkiye Kızılay Derneğinin tanıtıcı bayrağı, sağlık kuruluşlarının direkle-
rine çekilebilir.
Bayrağın tanıtıcı bayraklarla birlikte çekilmesi

Madde 35 - Tanıtıcı bayrak çeken kuruluşlarda en az iki direk bulunur. Bina
ön yüzüne göre sağdaki direğe Bayrak, soldaki direğe tanıtıcı bayrak çekilir.
Bu durumlarda, tanıtıcı bayrakların ebadı Bayrak ebadından büyük, direkleri
Bayrak direğinden yüksek olamaz.
Bu gibi yerlere, ancak, Milli Bayram, genel tatil, hafta tatili, kurtuluş
ve Atatürk`ü anma günlerinde Bayrak çekilebilir.
Üç direk bulunan yerlerde Bayrak, ortadaki direğe, üçten çok direk varsa,
bina ön yüzüne göre sağdaki direğe çekilir.
Bu direklerin hepsine Bayrak çekilmesi halinde, bayrakların ebadı eşit olma-
lıdır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Tescil ve Müsaade İşlemleri
Tescile yetkili makamlar

Madde 36 - Tanıtıcı bayraklar ve forslar şekil, ölçü, renk vb. özellikleri
yönünden incelenip tescil edilmedikçe kullanılamaz.
Tescile;
A) Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olanlar için, Genelkurmay Başkanlığı,
B) Eğitim kurumları, spor kulüpleri, izci ve yavrukurt kuruluşları vb. kuru-
luşlara ait olanlar için, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı,
C) Bunlar dışında kalanlar için, İçişleri Bakanlığı,
yetkilidir.
Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olanlar dışında kalan tanıtıcı bayrakların
tescil ve müsaade işlemlerinin nasıl yapılacağı ilgili bakanlıklar ve kuruluşla-
rın görüşleri alınarak İçişleri ve Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlıklarınca
yürürlüğe konulacak yönetmeliklerde gösterilir.
1615 sayılı Gümrük Kanununun 163 üncü maddesinde yer alan gümrük bayrağı bu
madde hükümlerinin dışındadır.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler
Donanma maksatlı süsler

Madde 37 - Donanma maksadıyla yapılan çeşitli renk ve şekildeki süsler, bu
Tüzük hükümlerine bağlı değildir.
Eskimiş bayrakların yok edilmesi

Madde 38 - (Değişik: 22/10/1999 - 99/13554 K.) Eskimiş, solmuş, yırtılmış ve
kullanılamayacak duruma gelmiş bayrakların yok edilme usul ve esasları,İçişleri
Bakanlığının koordinatörlüğünde Milli Savunma, Dışişleri ve Maliye Bakanlıkla-
rınca birlikte çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
Kanuna ve Tüzüğe aykırı fiillerin önlenmesi

Madde 39 - Türk Bayrağı Kanununa ve bu Tüzüğe aykırı fiiller, yetkili makam-
larca derhal önlenir.
Yürürlük

Madde 40 - 22/9/1983 günlü ve 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanununun 2, 3, 6 ve
9 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmış ve Danıştayca incelenmiş olan bu
Tüzük hükümleri Resmi Gazetede yayımı gününde yürürlüğe girer.
Yürütme

Madde 41 - Bu Tüzük hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
(25/1/1985 TARİHLİ VE 85/9034 SAYILI ANA TÜZÜĞE İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:
1) 17/7/1995 tarihli ve 95/7075 sayılı Tüzüğün geçici maddesi:
Geçici Madde- Mevcut bayrakların kullanımlarına eskiyinceye kadar devam
olunabilir.
BU SAYFADA YERALAN "TÜRK BAYRAĞI" ŞEKLİ İÇİN TÜZÜKLER KÜLLİYATININ
3.CİLT 2875 NUMARALI SAYFASINA VEYA 17.3.1985 TARİH VE 18697 NUMARALI
SAYFASINA BAKINIZ.
2876 Ek:2
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
2 NUMARALI ÇİZELGE
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
1. AYIN DIŞ ÇEM BERİNİN UÇKURLUĞA UZAKLIĞı M.cm.
2. AYIN DIŞ ÇEMBERİN ÇAPI M.cm.
3. AYIN DIŞ VE İÇ ÇEMBERLERİNİN MERKEZLERİ ARASINDAKİ UZAKLIK M.cm.
4. AYIN İÇ ÇEMBERİNİN ÇAPI M.cm.
5. YILDIZ ÇEMBERİNİN ÇAPI M.cm.
6. UÇKURLUK GENİŞLİĞİ M.cm.
EN BOY
M. cm. M.cm. 1 2 3 4 5 6
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------
0.50 0.75 0.25 0.25 0.3 0.20 0.12.5 0.1.6
0.75 1.12.5 0.37.5 0.37.5 0.4.6 0.30 0.18.7 0.2.5
1.00 1.50 0.50 0.50 0.6.2 0.40 0.25 0.3.3
1.50 2.25 0.75 0.75 0.9.3 0.60 0.37.5 0.5
2.00 3.00 1.00 1.00 0.12.5 0.80 0.50 0.6.6
2.50 3.75 1.25 1.25 0.15.6 1.00 0.62.5 0.8.3
3.00 4.50 1.50 1.50 0.18.7 1.20 0.75 0.10
3.50 5.25 1.75 1.75 0.21.8 1.40 0.87.5 0.11.6
4.00 6.00 2.00 2.00 0.25 1.60 1.00 0.13.3
4.50 6.75 2.25 2.25 0.28.1 1.80 1.12.5 0.15
5.00 7.50 2.50 2.50 0.31.2 2.00 1.25 0.16.6
5.50 8.25 2.75 2.75 0.34.3 2.20 1.37.5 0.18.3
6.00 9.00 3.00 3.00 0.37.4 2.40 1.50 0.20
6.50 9.75 3.25 3.25 0.40.5 2.60 1.62.5 0.21.6
7.00 10.50 3.50 3.50 0.43.6 2.80 1.75 0.23.3
7.50 11.25 3.75 3.75 0.46.7 3.00 1.87.5 0.25
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
1- Çizelgedeki sayılar aşağıdaki emsallere göre hesap edilmiştir :
Ayın dış çemberinin uçkurluğa uzaklığı 1/2 Genişlik
Ayın dış çemberinin çapı 1/2 "
Ayın iç ve dış çemberlerinin merkezleri
arasındaki uzaklık 0.0625 "
Ayın iç çemberinin çapı 0.4 "
2- Çizelgede öngörülenlerden daha büyük ve daha küçük bayrak yapıldığı
takdirde bu oranlar gözönünde tutulacaktır.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BU SAYFADA YERALAN "BAYRAK DİREĞİ TEPELİĞİ DETAYLARI" İÇİN 17.3.1985 TARİH
VE 18697 SAYILI RESMİ GAZETEYE VEYA TÜZÜKLER KÜLLİYATININ 3.CİLT 2877 NUMARALI
SAYFASINA BAKINIZ.
BU SAYFADA YERALAN "CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNUN BÜYÜKLÜK NUMARASINA GÖRE
ÖLÇÜLERİ" İÇİN 17.3.1985 TARİH VE 18697 NUMARALI RESMİ GAZETEYE VEYA TÜZÜKLER
KÜLLİYATININ 3.CİLT 2878 NUMARALI SAYFASINA BAKINIZ.
2878 - 1
EK:5
NOT: BU SAYFADA YER ALAN "NORMAL, GÜNLÜK KULLANIMDA BAYRAĞIN
KATLANMASI" İÇİN 6.4.2001 TARİH VE 24365 SAYILI RESMİ GAZETEYE
VEYA TÜZÜKLER KÜLLİYATININ AYNI SAYFASINA BAKINIZ.
2878 - 2
EK:6
NOT: BU SAYFADA YER ALAN "TABUTLARA ÖRTÜLEN BAYRAĞIN KATLANMASI"
İÇİN 6.4.2001 TARİH VE 24365 SAYILI RESMİ GAZETEYE
VEYA TÜZÜKLER KÜLLİYATININ AYNI SAYFASINA BAKINIZ.
2878 - 3
NOT: BU SAYFADA YER ALAN "TABUTLARA ÖRTÜLEN BAYRAĞIN KATLANMASI"
İÇİN 6.4.2001 TARİH VE 24365 SAYILI RESMİ GAZETEYE
VEYA TÜZÜKLER KÜLLİYATININ AYNI SAYFASINA BAKINIZ.
2878 - 4
2878 - 5
25/1/1985 TARİH VE 85/9034 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARI
İLE YÜRÜRLÜĞE KONULAN TÜZÜĞE EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN
TÜZÜĞÜN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTEREN ÇİZELGE
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ek ve Değişiklik Getiren Tüzüğü
Yürürlüğe Koyan Kararnamenin
Farklı Tarihte Yürürlüğe
Tarihi Numarası Yürürlüğe Giren Giriş Tarihi
Maddeleri
------------- ---------------- ------------- -------------
3/4/1993 93/4295 -- 2/5/1993
2/3/1995 95/6649 -- 31/3/1995
17/7/1995 95/7075 -- Yayımı tarihi
olan 29/7/1995
tarihinden
3 ay sonra
22/10/1999 99/13554 - 15/12/1999
22/2/2001 2001/2130 6/4/2001
28/5/2001 2001/2574 - 29/6/2001
2878 - 6


Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 

   





   


 

Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 
 
 
 
 

Türk Bayrağı Hakkında Herşey


Türk Bayrağının rengini şehitlerin kanından, ilhamını da kan gölüne yansıyan ay ve yıldızdan aldığını biliyoruz. Fakat bayrak hakkındaki bu bilgi, bayrağın taşıdığı kutsal anlamı, o anlamdaki sembolizmi, ondaki derinliği ve yüceliği anlatmaya yetmez.

Bilindiği gibi, genellikle Hristiyan milletler bayraklarında Haç şeklinde semboller yer almaktadır. Müslüman milletlerde ise Hilal görünmektedir. Haç’ın anlamı;Hazreti İsa'nın çarmıha gerilerek haç şeklinde şehit edildiğine inandıkları için onu sembol olarak alırlar. Peki ya Hilal? Müslümanlarca sembol olarak kabul edildiğini biliyoruz. Ancak bunun sembolik değeri nereden gelmektedir? Dolunay (Bedir) ayın ondördüncü gecesindeki haliyle daha parlak olmasına rağmen niçin ayın en az ışık verdiği yay şeklindeki zayıf şekil sembol almıştır? İşte Hilal’in gücü burda çıkmaktadır. Çünkü Hilal, Haç gibi doğrudan şekil olarak alınsaydı Dolunay kullanmak daha uygun olurdu. Halbuki “Hilal” şekli dolayısıyla değil, ismi dolayısıyla sembol olmuştur. Bu anlamı da “ALLAH (c.c.)” isminden almıştır. Bilindiği gibi Arapça aslında Hilal kelimesinde; 1 “He”, 1 “Lam”, 1 “Elif”, ve yine 1 “Lam” harfleri bulumaktadır. Yani 1 “He”, 1 “Elif” ve 2 tane “Lam” bulunmaktadır. Bu harflerin ebced hesabıyla rakam değeride:


• “He

• “Lam”

• “Elif”

• “Lam”

• Toplam Olarak =99

ALLAH (c.c.) kelimeside yine bir “Elif”, iki “Lam” ve bir “He” ile yazılmaktadır. Bu harflerin de değeri yine ebced hesabıyla toplandığında yine 99 rakamını verir. Her iki kelimede harfler değişmediği içinrakam değerleri de değişmiyor. Yani Hilal yazarken ALLAH (c.c.) isminin harflerini kullanıyoruz. 99’da Esmaul Hüsna’yı temsil eder.Öyleyse bu iki kelimeyi bilhassa sembolik olarak birbirinin yerine kullanmak mümkündür. O halde Bayrak üzerine ALLAH (c.c.) yazacak yerde, aynı ismin eş değerlisi olan Hilal’i koymak hem anlamlı, hem inançlarımıza daha uygundur.Çünkü inancımıza göre, “ALLAH (c.c.)”ı sembol olarak bile ifade etmek mümkün değildir. Aksi halde putperestlerin düştüğü hatayı tekrarlamış oluruz. Bu sakıncadan dolayı “ALLAH (c.c.)” ın zatı ve ismi tenzih edilerek, o ismin harf ve ebcedi bakımından eş değerlisi olan “Hilal” sembol yapılmıştır. Madem ki sembolik anlam taşıyacaktır o halde Hilal yazmaktansa Hilalin şeklini yapmak arasında hiç fark yoktur. Aksine sembol olarak Hilal şekli daha uygun, daha anlamlıdır. Böylece Hilal’in sembol olarak seçilmesinde şu mantık silsilesi görülmektedir:
ALLAH (c.c.) à Hilal (isim) à Hilal (şekil)

ALLAH(c.c.)’ın birliği (Tevhid) inancı ve bu inancın La ilahe İllallah (ALLAH
(c.c.) tan başka Tanrı yoktur) formulüyle ifade edilen manası böylece Hilal şeklinin içinde sembol olarak ifadesini bulmuştur.

Bilindiği gibi bazı İslam ülkeleri bayrağında, özellikle Suudi Arabistan doğrudan doğruya Kelime-i Tevhid’i yazarak sembole gidilmeden bayrağına koymuştur.Ancak birtakım manaların sembol ile ifadesi, sözle ifadesinden daha derin ve anlamlıdır. Hilal’in kucağındaki Yıldız, Hilalde olduğunun aksine doğrudan doğruya şeklinden alınmıştır.Ancak bu şekil yine Arapça “Muhammed” yazısının şeklidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin ismi yazıldığı zaman birinci “mim” in başı, “ha” harfinin dirseği, ikinci “mim” in kıvrımı ve “dal” harfinin alt ve üst kanadı beş tane çıkıntı meydana getirir ve tam bir yıldız şeklini alır. Zaten İslam’ın şartları da beş tanedir. Hilal ALLAH (c.c.) inancını, yıldız Peygamber’e bağlılığı dile getirir.
ALLAH (c.c.) inancı, amentü ile bildirilen iman şartlarının temeli olduğu için iman esaslarının hepsi bu sembolle ifadesini bulmuş olur. O zaman Hilal iman şartlarını, yıldız da İslam’ın şartlarını remz (sembol) olarak dile getirir ki, bayraktaki bu iki sembolle, ay ile yıldızla İslam dini bütün yönleriyle ifade edilmiş olur.

Claude Farrere dilimize “Türklerin Manevi Gücü” adıyla çevrilen eserinde (s.36) Hilal şekli üzerinde durarak bu şeklin Türklerin hayatında nasıl bir önem taşıdığını anlatmaya çalışır: “En mükemmel gemiler, yarım ay şeklinde amiral gemisinin etrafına sıralanmıştı. Evet yarım ay şeklinde.Ve hilal şekli gerçekten müslüman, gerçekten Türk olan herkesi heyecandan titretmeye yeter!...” diyerek Türk toplumunun hayatında örf ve geleneklerin ne kadar köklü bir yeri olduğunu anlatır. İstiklâl marşımızda, “Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal.” “Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu celâl?” mısralarında bayrağın ve hilalin şahsına dile gelen hitap, aslında doğrudan doğruya ALLAH (c.c.)’a niyazdır. ALLAH (c.c.)’dan, artık bu millete rahmet ve merhametiyle nazar etmesi istenmektedir. Zaten “Ruhumun senden ilâhî şudur ancak emeli;” mısrasında bu dilek daha açık bir dille ortaya konmaktadır.

Hilal sadece bayrağımızda değil, kandil geceleri yapılıp dağıtılan ay çöreğindede görülür. Camide ve kışladaki ders nizamı da, Mehter Takımının nöbet vurma sırasında aldığı şekil de hep Hilal şeklidir.
 


Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 

TÜRKÇÜLÜK BAYRAGI


Türk duygusu her Türkçüye en tatlı kımızdır;
Türk ülküsü candan da aziz bayrağımızdır.

Bayrak ki onun gölgesi Bozkurtları toplar;
Bayrak ki bütün kaybedilen yurtları toplar.

Nerden geliyor? Tanrıkut`un ordularından!
Lakin bize bir beyt okuyor kutlu yarından:

Darbeyle gönüllerde yatan ülkü silinmez!
Atsız yere düşmekle bu bayrak yere inmez!...


Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 
   

Standartları

  1. Bayrağın boyu, eninin bir buçuk katıdır.
  2. Ay ve yıldızın meydana getirilmesi için çizilen çemberlerin merkezleri eksen üzerinde bulunur.
  3. Ay, iç ve dış çemberlerinin birbirini kesmesinden meydana gelir.
  4. Ayın dış çemberinin çapı, Bayrak eninin yarısına eşittir, merkezi,uçkurluğun iç kenarından Bayrak eninin yarısına eşit uzaklıktadır.
  5. Ayın iç çemberinin çapı, Bayrak eninin onda dördüne eşittir, merkezi, dış çember merkezinden uçum yönüne doğru Bayrak eninin 0.0625 katı uzaklıktadır.
  6. Ayın ağzı uçum yönüne bakar.
  7. Yıldız, çapı Bayrak eninin dörtte birine eşit olan ve beş eşit parçaya bölündüğü farzedilen bir çemberin bölüşme noktaları birer atlanarak meydana getirilir, yıldızın uçlarından biri, Bayrak ekseniyle ayın iki ucundan geçtiği farzedilen çizginin kesiştikleri nokta üzerindedir, bu noktaya iç çemberin ekseni kestiği nokta arasındaki uzaklık, Bayrak eninin üçte birine eşittir.
  8. Uçkurluğun genişliği, Bayrak eninin otuzda biridir.


Türk Bayrağı Hakkında Herşey

Sancak ve Bayraklar

Ordunun sancağı ve bayraklarının/flamalarının olması zorunludur. Sancak ile bayrak arasındaki fark şudur:

Sancak, direğin ucuna bağlanan ve ona sarılandır. Ona عَلَم “alemün” de denir. “Sancak” diye isimlendirilir. Çünkü büyüklüğünden dolayı sarılı durur, gerekmedikçe açılmaz. O büyük bir bayraktır. Ordu emirinin yeri için bir alamettir. Emir nereye giderse o da oraya götürülür.

Bayrak ise, ordu için verilen bir alamettir/nişandır. Ona lakab olarak “ümmül harb” da denilir. bayrak direğe bağlanıp rüzgarın dalgalandırmasına terk edilir.

Rasul (u) zamanında İslâm ordusunun sancak ve bayrakları vardı. Buhari, Enes’ten şunu rivayet etti: “Nebi (u); Zeyd’in Cafer’in, İbn Revaha’nın ölümünü haberleri gelmeden önce insanlara duyurmuştur. Zira şöyle demiştir: أَخَذَ الرَّايَةَ زَيْدٌ فَأُصِيبَ ثُمَّ أَخَذَ جَعْفَرٌ فَأُصِيبَ ثُمَّ أَخَذَ ابْنُ رَوَاحَةَ فَأُصِيبَ “Bayrağı Zeyd aldı, ِldürüldü. Sonra Cafer aldı, ِldürüldü. Sonra İbn Revaha aldı, ِldürüldü.”[1]

- Rivayet edildi ki: “Nebi (u), Sefer ayının sonunda Rum ile sava؛a hazırlanmaları için insanlara delegeler gِnderdi. Usâme’yi çağırıp ؛ِyle dedi: “Babanın ِldürüldüğü yere git. Onlara at hazırla. Seni bu orduya komutan tayin ettim. İbni halkına sabahtan saldır, onların üzerine ate؛ yak. Yolculukta acele et, haberlerden ِnce sen oraya var. Allah sana zafer verirse, onların içinde fazla oyalanma.” اar؛amba günü Rasul (u)’in ağrısı ba؛ladı. Usâme’nin eline sancağı verdi. Usâme onu alıp ulağına teslim etti. askerler bir kayalıkta toplandılar.”

- El-Haris b. Haân el-Bekri’den ؛ِyle dediği rivayet edildi: “Medine’ye geldiğimizde Rasulullah (u) minberde idi. Bilal kılıç ku؛anmı؛ olduğu halde onun ِnünde duruyordu. O ara siyah bayraklar gِründü. Bu bayraklar nedir? diye sordum. Dediler ki: Amru b. آs, gazveden geldi.”

- Sahiheynde Nebi (u)’in ؛ِyle dediği rivayet edildi:

لاعْطِيَنَّ الرَّايَةَ رَجُلاً يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيُحِبُّهُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ قَالَ فَتَطَاوَلْنَا لَهَا فَقَالَ ادْعُوا لِي عَلِيًّا “Muhakkak ki bayrağı Allah ve Rasulünü seven, Allah ve Rasulünün de kendisini sevdiği birisine vereceğim. Onu Ali’ye verdi.”[2]

- Nesei de, Enes’ten ؛unu rivayet etti: “Nebi (u)’in katıldığı bazı sava؛larda, İbn Ummü Mektüm’un beraberinde siyah bayraklar vardı.”

Yukarıda geçen rivayetlerle açığa çıkıyor ki Nebi (u) zamanında orduya ait sancak ve bayraklar vardı. Bu nasslar dikkatle incelendiğinde gِrülüyor ki; bayrak, sancaktan küçüktür, sancak bayraktan büyüktür. Sancak ordu komutanı için bağlanır. Bayrak ise orduya verilir. Sancak, karargahta ordu komutanına alamet olarak bulunur. Bayraklar ise tabur ve bِlük komutanlarında ve ordunun çe؛itli birliklerinde bulunur. Dolayısıyla orduda bir çok bayrak vardır. Halbuki ordunun bir sancağı olur. Bu sancak ile bayrak arasındaki fark bakımındandır.

Sancak ve bayrakların renklerine gelince: Rasul (u)’in bayrağının siyah, sancağının beyaz olduğu sabit olmu؛tur.

- İbn Abbas’tan ؛ِyle dediği rivayet edilmi؛tir: “Rasulullah (u)’in bayrağı siyah, sancağı beyaz idi.”

- Cabir’den rivayet edilmi؛tir ki; “Nebi (u) beyaz sancağı ile Mekke’ye girdi.”

- Yukarıda geçen Hâris Hadisinde de ؛u ibare vardı: “O ara siyah bayraklar gِründü.”

Bu Hadisler bayrağın siyah renge, sancağın ise beyaz renge sahip olduğuna delâlet etmektedirler.

Sancak ve bayrağın ؛ekline gelince: Bayrağın dِrtgen ve kuma؛tan olduğu geçmi؛tir.

- Berâ’ b. آzid’den, kendisine “Rasul (u)’in bayrağı ne idi” diye sorulduğunda ؛ِyle dediği rivayet edilmi؛tir: “O basmadan yapılmı؛ dِrtgen siyah bir bayraktı.” “Basmadan” kast olunan, yani ipekten kuma؛ ya da yünden kuma؛tır.

Bayrağın üzerinde لا اله إلا الله محمد رسول الله Kelime-i Tevhid’in yazılı olduğu da rivayet edilmi؛tir.

- İbn Abbas, Ebu ھeyh’in yanında ؛u lafzı rivayet etmi؛tir: “Rasulullah (u)’in bayrağı üzerinde لا اله إلا الله محمد رسول الله yazılı idi.”

Bayrak hakkında sِylenen, sancak hakkında da sِylenir. Zira sancak da kuma؛tan yapılmı؛ dِrtgen olur. ـzerine de لا اله إلا الله محمد رسول الله yazılır. Ancak sancak bayraktan büyük olur ve üzerine siyah yazı ile yazılır. Bayrak ise beyaz yazı ile yazılır.

Nasslarda geçtiği ؛ekle ve bayrakların vakıasına gِre; hem bayrağın hem de sancağın açıkça dِrtgen olması, enin ِlçüsünün boyunun ِlçüsünün üçte ikisi (2/3) olması, sancağın boyunun 120 cm, eninin 80 cm olması; bayrağın boyunun 90 cm, eninin 60 cm olması gِz ِnünde bulundurulur. Sancak ve bayrakların daha büyük ve daha küçük ِlçülerde olması caizdir. Her tümenin ve her birliğin ؛ekil ve renkte kendisine has bayrağının/flamanın olması, o tümen ve birliğe ait alamet olarak devletin bayrağı ile birlikte direğe çekilmesi güzel bulunan hususlardandır.

Sancak ve bayraklar ordu için kullanıldığı gibi devletin organları ve dairelerinde de kullanılırlar. Hilâfet merkezinde halifenin makamı üstünde sancak çekilir. Devletin bütün devlet daireleri ve komutanlarında bayraklar çekilir. Aynı ؛ekilde tebaanın fertlerine kendi müesseselerine ve evlerine bayraklar asmalarına izin verilir.


Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 
Vatan namustur, Vatan şereftir,
Vatan korunacak tek hedeftir.
 
 
Vatan sevdadır, Vatan aşktır,
Vatan için fedakarlık bir başkadır.
 
 
Vatan candır, Vatan kandır,
Vatana sahip çıkmak imandandır
 
 
 


Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 
   


Dalgalan Sende Şafaklar Gibi Ey Şanlı Hilal









Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 
Bayrak ve uyanık olmak...
 

 
 
 
Bayrak tartışmaları durulmaya yüz tutmuşken yeniden alevlendi. Özellikle hükümetten de daha mutedil ve makul açıklamalar gelmeye başlamıştı. Gazeteler bayrağı yerde sürüklüyen çocukların, bayrağı öpen fotoğraflarını yayınlıyorlardı. Şimdi bir yanda bayrağı bahane eden hoşgörüsüzlük ve linç girişimleri, diğer yanda aydınların "Kaygılıyız-Uyarıyoruz" bildirisi... Her zaman öyle değil midir? Toplumların hassas noktaları bazen bir kıvılcım bekler, bazen ortaya dökülmek için bahaneler. Bunlar üstelik kimilerinin kaşımak, kullanmak için can attığı noktalardır. Türkiye, bayrak tartışmaları ile hem duyarlılığını hem duygusallığını, hem de yumuşak karnını sergiliyor. Yaşananlar, yapılan açıklamalar çok sayıda dersler çıkartabileceğimiz örnekler içeriyor.


Olayın gerçekleştiği gün ve sonrasında sıcağı sıcağına gösterilen kimi haklı görülebilecek tepkiler sonra ürkütücü açıklamalara, yangına körükle gidenlerin, “bayrak” histerisine dönüştü. Toplumun birçok kesimi de buna katıldı ve neredeyse “bayrak” konusunda iman tazeledik. Bayrağı kapıp balkona pencereye koşmamak, bu konuda bir şeyler yazmamak neredeyse büyük bir eksiklik oldu. Ben, bu tepki bolluğunda, biraz eksik kalmamın kimseyi rahatsız etmeyeceğini düşünerek gelişmeleri izledim. Medyayı izledim, birçok kişiyle konuştum, üyesi olduğum e-posta gruplarındaki tartışmaları okudum.


Aydınların kaygılarını dile getiren şiddet ve çatışma riskine dikkat çeken bildirisi ve sağduyu çağrısı son yaşananların vehametine dikkat çekiyor. Konu neredeyse her kesim tarafından hemen her boyutuyla değerlendirildi. Olay gerçekleştiği zaman aklıma gelen, Atatürk’ün bir sözünü şimdi burada anmak istiyorum. Herkesin kütüphanesinde, bir iki adım ötesinde duran bir sözü... Bildiğiniz gibi Atatürk, “Nutuk”u Gençliğe Hitabesi’yle sonuçlandırır. Son cümlesini söyler ve “Ey Türk Gençliği” diye hitabesine başlar. Hitabeden önceki son ve kısa cümle aslında, tüm Nutuk’un özeti gibidir: “Bugün ulaştığımız sonuç yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır.”*


Dost, düşman herkes çok iyi bilir... Mehmet Akif Ersoy bu çok iyi bilineni, İstiklal Marşı’mızın en etkili dizelerinden biriyle de çok iyi anlatmıştır:“Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda”. Bu sevgili yurdun her köşesini, canını feda ederek koruyan atalarımızın cesaretleri, fedakarlıkları tüm dünya uluslarına örnek teşkil etmiştir.


Ulusal bilincin oluşmadığı dönemlerde, ulus-devlet tarih sahnesinde belirmeden önce de bu halklar İmparatorluğun her köşesinde kahramanca kendilerini feda ettiler. Aynı biçimde İstiklal Savaşı’nda da, farklı etnik kökenden, dili, dini farklı insanlarımız, aynı bayrak altında, omuz omuza mücadele verdi. Atatürk, bu fedakarlığa dikkat çekiyor. Ama önceliği başka bir konuya veriyor: Uyanıklık!


Altı yüzyıl 3 kıtada hükmeden bir İmparatorluğun, Anadolu’yu yurt edinmek zorunda kaldığı Bağımsızlık Savaşı’mızı, yaşananları anlatırken, yüzyılların bize vermesi gereken temel dersin “uyanıklık” olduğunu söylüyor, Atatürk. Kurucu önderimiz, tüm yaşadıklarının ardından, savaşın, gizli-açık hesapların, ihanetlerin, kahramanlıkların, oyunların ardından diyor ki, İstiklal Savaşı’nı yüzyılların bize öğrettiği uyanıklıkla kazandık.


Bu büyük dersi ve deneyimi görmezden gelebilir miyiz? UYANIK OLMAK ZORUNDAYIZ. Bu, uyku halinde olmamak kadar, aklımızı, sağduyumuzu korumak ve basiretimizi kendi kendimize bağlamamak anlamına geldiği gibi olur olmaz etrafta "düşmanlar", "komplolar", "mihraklar" aramamak anlamına da geliyor. Kimi insanların duygusal davranmaları, kendini kaybetmeleri, amiyane tabiriyle “gaza gelmeleri” mazur görülebilir. Ancak “devlet adamlarının” böyle bir lüksü, aydınların, kamuoyu yönlendiricilerinin böyle bir seçeneği asla olamaz. Son günlerde toplumda beliren isyan ve linç duygusunun, huzursuzluğun, birbirine düşme ve düşmanlık etme riskinin önüne geçmek gerekirken, kimi kişi ve kurumlardan maalesef tam tersi açıklamalar, eylemler görmeye başladık.


Şunları anlamak niçin bu kadar zor? Bayrakları bayrak yapan, “sözde vatandaş” kategorileri yaratmamaktır. Herkesin “vatandaşlık bağının” kutsallığına inanmak, insanları “ya sev ya terk et!” diye dışlamak yerine bu bağı güçlendirmenin yolunu aramaktır. İşi, aşı, eğitimi, sağlığı hakkı, hukuku, ulaşılabilir, adil ve eşit kılmak; devletin olanaklarını halktan esirgememektir.

 

Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 
 

BAYRAK


Devletleri temsil eden renk ve sekli özellestirilmis millî alamet. Arapça raye ve liva kelimelerinin karsiligi olan bayrak ve sancak, umumiyetle dikdörtgen biçiminde ve kumastan yapilir. Bayrak bir milletin varliginin ve bagimsizliginin sembolü, tarihinin hatirasidir. Degeri; pamuk, atlas ve ipekten yapilmasina bagli olmayip, temsil ettigi milletin kiymeti ile ölçülür. Devletin hakimiyetini, bagimsizligini ve serefini temsil ettigi için bayraga saygi gösterilir. Çok eski zamanlarda kurulan devletler ve kavimler, bayrak veya bayraga benzeyen semboller kullandilar. Islam tarihinde ise hicretin birinci yilindan itibaren bayrak kullanilmaya baslandi. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem hicretin birinci senesinde Sam'dan dönmekte olan Kureys kervanina karsi gönderdigi hazret-i Hamza komutasindaki otuz kisilik kuvvete bayrak seklindeki sembolü ilk defa kendi elleriyle bir mizragin ucuna beyaz bir bez baglayarak askerlerden Ebü Mersed'in eline verdi. Liva-ül-Beyda ismiyle anilan bu bayrak, Hayber gazasina kadar kullanildi. Hayber'den sonra Raye denilen siyah bir bayrak kullanildi. Dört halîfe devri, Emevîler, Abbasîler, Endülüs Emevîleri zamanlarinda da çesitli renk ve sekilde bayraklar kullanildi.


Türklerin ilk kullandiklari bayragin rengi ve sekli hakkinda kesin bir malumat yoktur. Ancak Orta Asya tarihi hakkindaki bilgilere dayanarak Islamiyet'ten önceki Türklerde Tug adi verilen bayrak veya sembollerin kullanildigi bir gerçektir. Siyahtan kirmiziya kadar; mavi, sari, yesit, beyaz gibi çesitli renklerde semboller kullanmis olan eski Türkler, bir mizragin ucuna bagladiklari, umumiyetle ipekten yapilmis bu alametlere batrak, badruk, bayrak gibi isimler verdiler. Dokuzuncu asirdan Itibaren kitleler halinde müslümanligi kabul eden Türkler de çesitli bayraklar kullandilar. Bu bayraktaki en büyük özellik, Islamî motif ve unsurlarin ön plana geçmesiyle birlikte, millî motif ve sembollere de yer verilmesi idi. Ilk müslüman Türk devletlerinden olan Gaznelilerin bayraklarinda, yesil zemin üzerinde beyaz hilal ve kus resimleri vardi. Karahanlilarin bayraklarinda al renk üzerinde dokuz tug resmi bulunuyordu. Diger müslüman Türk devletleri de çesitli renk ve sekilde bayraklar kullandilar. Büyük Selçuklu Devleti'nin ilk yillarinda mavi zemin üstüne beyaz çift kartal sembolü ve siyah çizgili gerilmis yay ve ok resimleri varken, daha sonra siyah renkli bayrak kullandilar. Bu bayrak Anadolu Selçuklulari tarafindan da benimsenmisti. Selçuklularda hanedan rengi olarak kabul edilen al renkti bayraklar da vardi. Haçli seferlerine kahramanca gögüs geren Selahaddîn-I Eyyübî'nin bayragi san renkli olup, üzerinde hilal bulunuyordu. Bu sekil hem bu devletin bayragi, hem de Avrupalilar tarafindan Islamiyetin sembolü olarak kabul edilmistir.

Osmanlilar zamaninda da çesitli renk ve sekillerde bayraklar kullanildi. Osmanlilarda bayrak; padisahi, dolayisiyle devleti temsil ederdi. Zira padisah, devleti temsil etmekteydi Padisah bayrak ve sancaklarim, Emîr-i Alem denilen pasa Ile bunun maiyyetindeki saltanat sancaklanyla mehterhane takimim ihtiva eden bölükler tasirdi. Ayrica her ocagin, her birligin hatta her ortanin (taburun) ayri sancagi vardi. Sancaklar da çesitli renklerde kullanilmistir. Yesil ve kirmizi renklerin hakim oldugu bayrak ve sancaklarda, Osmanogullarinin hanedan rengi kirmizi daha dogrusu al idi. Al renk, dogrudan dogruya Osmanogullarini Isaret ederdi. Sultanlar yani padisah kizlari bile beyaz renkte degil al renkte gelinlik giyerlerdi. Padisahin yorgani, çarsafi, yastigi al renkteydi. Al renk esasinda Selçuklularda da hanedan rengi olarak kabul ediliyordu. Osmanogullari, Selçukogullarinin mesru varisleri olarak bu rengi devralmislardir. Bu husus al renge tamamen bir millî karakter vermistir ki, bugün de devam etmektedir. Selçuklular da bu rengi selefleri olan Karahanlilardan almislardi. Kirmiziyi süsleyen ayin mensei ise destanlar dönemine kadar dayanir. Yildiz ise daha sonraki devirlerde konulmustur.

Osmanlilarin ilk bayragi, Anadolu Selçuklu hükümdari Giyaseddîn Mes'üd tarafindan Osman Bey'e gönderilen hediyeler arasindaki beyaz renkli bayrak idi. On dördüncü asirdan itibaren çesitli renk ve sekilde bayraklar kullanildi. Kamüs-ül-a'lam'da bildirildigine göre, Osmanli sancaginin rengini ve (bugünkü ayyildizli Türk bayraginin) seklini tayin eden, sultan birinci Murad ve Yildirim Bayezîd Handevirlerinde yasayan Tîmürtas Pasa'dir. Bu asirda Osmanli donanmasinda ve azap Kit'alarinda kirmizi; yeniçeri kit'alarinda beyaz bayraklar kullanildigi, Fatih Sultan Mehmed Han' in muasiri olan tarihçi Türsün Bey'in ifadelerinden anlasilmaktadir. On besinci asirda Osmanlilarin kirmizi bayraklar kullandiklari, Asikpasazade'nin Alasehir'de dokunan bir nevî al kumastan bayrak ve hil'at yapildigi hakkindaki kaydinda yer almaktadir. Muhtelif kaynaklarin incelenmesinden anlasildigina göre, Osmanlilar kurulustan Itibaren diger islam ve Türk devletlerinde oldugu gibi, çesitli bayraklar kullandilar. On besinci asirda padisaha aid sancaklardan baska çesitli askerî birliklere ve büyük devlet adamlarina, beylerbeyi, sancakbeyi, donanma kumandani ve reisleriyle azap ocaklari na ve ticaret gemilerine mahsus türlü renklerde bayrak ve sancaklar vardi. Bu bayraklarin ve sancaklarin üzerinde muhtelif sekil ve yazilar bulunurdu. Yeniçeri ocaginin muhtelif ortalarinin (tabur) kendileri ne mahsus nisanlari vardi. Kislalarin kapilarina asilan ortalarin bayraklarina bu alametler naksedilirdi. Bu asirda yeniçerilere ak, sipahîlere kirmizi, silahdar bölügüne san, orta ve asagi bölüklere alaca renkli olarak verilen bayraklar bu birliklere verilen sancak mahiyetinde idi. Çünkü Osman Gazi'den Itibaren Kanunî devri de dahil olmak üzere padisahlara mahsus olan bayrak beyaz renkli idi. Yavuz Sultan Selîm Han'in Çaldiran ve Misir seferlerinde, otaginin önüne hakimiyet alameti olan beyaz ve kirmizi renkli bayraklar dikilmisdi. Ayrica Yavuz Sultan Selim Han zamaninda, bugün Topkapi Sarayi mukaddes emanetler dairesinde bulunan, Peygamber efendimize satlallahü aleyhi ve sellem aid olan Sancak-i serîf Osmanlilara geçti. Çok büyük hürmet ve ihtimam gösterilerek asirlardir muhafaza edilen Sancak-i serif kilif içinde bulundurulur, asla açilmazdi. Sefer-i hümayunlarda padisahlar beraberlerinde götürürlerdi. Halifelik alametlerinden biri olan Sancak-i serif, devleti son derece tehdîd eden hallerde ve isyanlarda padisahin emriyle çikarilir, millet, asilere karsi Sancak-i serifin altinda toplanmaya çagrilirdi. Bu suretle millet birlik içinde hareket ederek isyani bastirirdi.

Yavuz Sultan Selim zamaninda Çaldiran seferinde ilk defa olarak kullanilan yesil renkli bayrak, bu devirden sonra da hemen her zaman sik sik kutlanilmistir. Osmanlilarin, hilafeti de haiz olduklarini göstermek ve Peygamber efendimizin mesru halefleri olduklarini belli etmek için kullandiklari yesil renkli sancak, Barbaros Hayreddîn Pasa ve Utuç Ali Reis'in donanmalarinda da kullanildi. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mensüb oldugu Hasimîlere aid olan yesil renkli sancak, sultan birinci Mahmüd Han devrinde donanmanin bayragi kabul edildi.

Kanunî Sultan Süleyman Han devrinde de beyaz, alaca, kirmizi ve san bayraklara siyah ve yesil renkliler de ilave edildi. Dogrudan dogruya padisahin hassa kuvvetini teskil eden kapikulu ocaklarinin tasidiklari bayraklar, umumiyetle saltanat sancaklari sayilirdi. Macaristan seferine çikan ve orduya kumandan tayin edilen sadrazam Ibrahim Pasa' ya; beyaz, yesil ve sari renkte üç sancakla iki kirmizi, iki de alaca bayrak verilmesi bu hususu isbat etmektedir. Toprakli süvarinin yukansi yesil, asagisi kirmizi renkte olmak üzere iki renkli bayragi vardi.

Osmanli ordusunda oldugu gibi, donanmasinda da türlü renk ve sekillerde bayraklar kullanildi. On besinci asirda genellikle kirmizi renkli bayraklar kullanildigi halde on altinci asirda kumandana mahsus bayragin yesil, derya beylerinin ise beyaz, kirmizi, sari, sarikirmizi, ufkî çizgili alaca bayraklar kullandiklari görülmektedir. Bu asirda ticaret gemilerinin beyaz bayraklar tasidiklari da bazi kaynaklardan anlasilmaktadir. Daha sonraki asirlarda da kapdan pasalara mahsus olan bayrak yesil idi. Gemi sancaklarinda en ziyade kirmizi (al) renk kullanilmakla beraber, yesil bayraklar da çöktü. Bunlarin kimlere aid oldugu üzerlerindeki sekillerden anlasilirdi. Sultan birinci Mahmüd Han devrinden sonra donanmada daha çok yesil sancaklar kullanilmaya baslandi.

Kalyonlarin kiç sancaklari yesil oldugu gibi, amirallere mahsus forslar da yesil zemin üzerinde zülfikar ve hilal sekillerini ihtiva ederdi. Sultan üçüncü Selîm Han zamaninda ordu ve donanmada yapilan yeni düzenlemeler esnasinda bayraklar üzerindeki hilal sekline, sekiz köseli yildiz ilave edildi. Bayrak mes'elesinin muayyen esaslara baglandigi bu devirde, büyük gemilerin muhtelif direklerine çekilecek bayraklar tesbit edildi. Padisaha mahsus gemiye (taht gemisi) çekilecek kirmizi sancagin üstünde sultan üçüncü Selim Han'in tugrasi vardi. Ticaret gemilerinin tasidigi bayraklarin renk ve sekillerinin tesbit edildigi bu dönemde, Cezayir beylerbey inin, üst kösesinde beyaz renkte sarikli bir insan basi bulunan kirmizi bayragi vardi. Bu dönemde kumandan forslari yesit olup, beylerbeylige aid ticaret gemilerinin bayragi; yesil, beyaz, kirmizi üç ufkî parçadan meydana gelmisdi. Tunus ve Cezayir ticaret gemileri ortasi yesil olmak üzere iki mavi, iki kirmizi, bes ufkî parçadan meydana gelen bayraklar tasiyordu, Trablus beylerbeyi île istanbul limanina mahsus sancak, üç hilalli olup yesildi. Sultan üçüncü Selîm Han devrinde kurulan Nizam-i cedîd ordusu kit'alari için ihdas edilen, ortasina sari. sirma ile bir hilal, yahut ortadaki hilalden baska dört kösesine de hilaller islenmis kirmizi veya fes rengi bayraklar kullanildi.

Sultan ikinci Mahmod Han zamaninda da bayrak sekilleri hemen hemen ayniyle devam etti. Ancak bu devirde kalelere ve hükümet binalarina ayyildizli al sancak çekildigi görülmektedir. Yeniçeri ocaginin kaldirîlmasi üzerine bunlara aid hususî bayraklarin kullanilmasina son verildi. Yeniçeriler arasinda çok yayilmis olan yeniçeriligi ve bektasiligi hatirlatan bir takim kelimelerle birlikte bayrak kelimesinin kullanilmasi da yasak edildi. Bunun yerine sancak kelimesinin kullanilmasi için her tarafa emirler verildi.

Yeniçerilerin son zamanlarinda daha ziyade kirmizi renkte, üzerinde beyaz bir pençe, bir zülfikar ve bir daire sekli bulunan çatal uçlu bayraktar kullanildi.

Sultan ikinci Mahmüd Han tarafindan kurulan Asakir-i Mansüre-i Muhammediyye'ye mahsus olarak üzerinde kelime-i sehadet veya fetih ayetleri bulunan siyah bayraklar yapildi. Siyah rengin tercihi Peygamber efendimizin Ukab adli meshur siyah sancaginin rengini taklid etmek maksadiyladir.

Ikinci mesrutiyetin îlanina kadar orduda üzerinde ayetler yazili ve hükümdarlarin ortasi tugrali armalarini tasiyan sirma saçakli çesitli alay sancaktan kullanildi ve ondan sonra da bu adet devam etti. Bu sancaklarin rengi umumiyetle kirmizi idi.

Kirmizi zemin üzerine hilal ve yildiz bulunan bayrak, Osmanlilarda Ilk defa 1793'de devletin resmî bayragi olarak kabul edildi. Ancak bu bayraktaki yildiz, sekiz köseli idi. Bu bayrak Osmanli Devleti'nin resmi ve umumî sembolü olarak kullanildi Sultan birinci Abdülmecîd Han zamaninda 1842'de yildizin bes köseli olmasi kararlastirildi ve Osmanli bayraginin sekli kesinlesti. Bu devirde padisaha aid tugrali sancaktan baska hükümdarin gemileri ziyaretinde kullanilan, ortasinda günes ve dört kösesinde de sualar bulunan bir sancak daha vardi. Kapdan pasaya mahsus sancakta; bir hilal ile sekiz köseli yildiz mevcutlu. Osmanli hakimiyetinde bulunan, Tunus, Eflak, Bogdan beyleri île Sirp prensliginin özet bayraklarinda, Osmanli bayraginin kirmizi rengiyle birlikte mavi, beyaz, san gibi mahallî renkler de kullanilirdi. Tunus beyinin sancaginin, ortasinda kirmizi zemin üzerindeki bir beyaz daire içinde kirmizi hilal ve yildiz sekli mevcuddu. Sirp, Eflak ve Bogdan beylerbeyleriyle Sisam adasina aid hususî bayraklarin üst köselerinde, Osmanli hakimiyetinin sembolü olmak üzere, kirmizi zemin üzerinde beyaz üç yildiz bulunan sari Eflak bayragi Ile mavi Bogdan bayraginda, birincisinde çifte kartal, ikincisinde de bir öküz baci mevcuddu.

Sultan Abdülazîz Han zamanindan baslayarak, padisahlara mahsus kirmizi renkli bayraklarin ortasindaki tugralarin beyaz renkte sekiz suali bir günes içinde alinmasi adet oldu. Sonradan bu bayragin rengi visne çürügü olarak degistirildi ve saltanat sancagi kabul edilen bu bayrak, saltanatin kaldinîmasina kadar devam etti.

Sultan ikinci Abdülhamîd Han zamaninda Cuma namazi münasebetiyle yapilan selamlik resminde hilafete mahsus bir bayrak kullanilirdi. Bu, kirmizi atlas zemin üzerine etrafi beyaz kitapdan ile islenmis dört köse bir çerçeve içinde; bir tarafinda Fetih süresi, diger tarafta ise günes resmi bulunan sirma saçakli ve ucu hilalli bir sancakli.

1922'de Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti tarafindan saltanatin kaldirilarak, hilafet makami ihdas edilmesi üzerine halîfeye mahsus olarak, yesil zemin ortasinda sekiz suali beyaz bir günes içindeki kirmizi zeminde beyaz ay yildizi ihtiva eden bir sancak kabul edildi ve saltanata mahsus bayrak kaldirildi. Lakin daha önceki millî bayrak muhafaza edildi. Cumhuriyet idaresinin kurulmasindan ve halifeligin kaldirilmasindan sonra 25 Tesrin-i Evvel 1925'de bir sancak talimatnamesi çikari larak, harb ve ticaret gemileri hakkinda muayyen esaslar kabul olundu. Bu talimatname millî bayragin seklini tesbit etmekle beraber, daha ziyade donanmanin ihtiyaçlarina göre yapildigindan, az çok hususî bir mahiyet arz ediyordu Bunun üzerine 29 Mayis 1936 tarih ve 2994 sayili kanunla Türk bayraginin sekli ve ölçüleri kesin bir sekilde tesbit edildi. 28 Temmuz 1937 tarih ve 2/7175 sayili kararnameye ilisik 45 maddelik bir tüzük (Türk bayragi nizamnamesi) ile de Türk bayraginin kullanilisi nizam altina alindi.

Osmanlilar döneminde, devleti, hanedani, milletin hükümranligim temsil eden bayrak kesin olarak kutsal sayilirdi. Yere düsürmemek, düsmana birakmamak, manevi haysiyetine dokunacak bir duruma sokmamak için ölüm dahil her türlü fedakarlik göze alinirdi. Bayrak ve sancagina hakaret ettirmek en büyük milli serefsizlik olarak kabul edilirdi. Bayraga hakaret, padisaha hakaret suçu ile ayni derecede tutulurdu. Bayragin kutsalligi muharebe meydaninda en yüksek mertebesini bulur, bayragi düsürmemek için nice vezirlerin en küçük bir tereddüd göstermeden sehîdligi göze aldiklari ve ard arda sehîd olduklari görülürdü. Zîra bayragin düsmesi hezîmete ugrama ve maglüb olma alameti idi.

Türk Bayrağı Hakkında Herşey


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bayrakları bayrak yapan, İmralı’da yatan terörist başının “sözde hapishane”ye dönüşmüş mekanından “konfederasyon teklifi” yapabilmesinin nasıl mümkün olabildiğini görmek, bunu engelleyebilmek, çözmektir.

Bayrakları bayrak yapan, itidalini, aydınlatma ve uyarma işlevini yitirmeyen medyanın gücüdür. 12 yaşındaki 2 çocuğun kulağına bayrak yakma eylemini fısıldayanların, çocukları, kadınları kendilerine siper edenlerin peşine düşerken, kendi “özde yurttaşı” 12 yaşındaki bir çocuğun vücudunda bulunan 13 “resmi” merminin utancını hissetmektir. Bu ülkede kimsesizlerin kimsesi olabilmektir.
 

Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 
AL BAYRAK
Al bayraklarla süslendi baştan başa ülkem
İsterim ki ömrü vatan yolunda tüketem
Meş'um bir el al bayrağı vurdu yerden yere
Lâkin daha çok yükseldi bayrağım göklere
Aldatılmış gençler hiç mi sızlamadı vicdanınız
Halbuki bayrakla sembolleşiyor millî
andınız


 
Bu göklere ay-yıldızlı Türk bayrağı yakışır ancak

Düşürülmedi yere düşürülemez asla bu sancak
AB uğrunda ABD'ye karşılıksız dostlukta
Başka değil bulunur yer ancak en arka kuyrukta
Nitekim AB ve ABD'nin arka çıkması sonucunda
Vatan sözde sahte bayrakımsı paçavraların kıskacında
Yırttılar perdeyi kaldırdılar aradan gizi
Sizi gidi vesvasi'l-hannas şeyatinler sizi
Sızıp yığınların arasına üflüyorlar sinsice
Aslında biz sizinleyiz diyorlar arkadan gizlice
Korkutuyor başbaşa vermiş olan bu ikiliyi Türkiye
Birbirinden kurnaz tilki de olsalar bu hususta nafile
İçlerinde var ne hikmetse iflâh olmaz Türkiye korkusu
Ne yapsalar olmuyor yine de onların kaçıyor uykusu
Menfur gayeleri Türkü Kürde Kürdü Türke karşıkışkırtmak
Akılları sıra iki pehlivanı birbirine kırdırtmak
Yok öyle yağma Türk-Kürt asırlardır ayrılmaz kardeştir
Aramıza fitne sokan hainler elbette kalleştir
"İnneme'l-mü'minîne ihvetün" diyor ilahî yüce âyet
Kim bu gerçeği ortadan kaldırabilir ki doğrusu hayret
İşte bu kat'iyyen kopmayacak olan "urvetü'l-vüska"
Denen ip oldukça arada hiç korku yok bu hususta
Onların rağmına bu ülke daha da kenetlenecek
Onların rağmına bu ülke daha da kuvvetlenecek
Çünkü bilsin onlar "Bir şem'a ki Mevlâ yaka"
Kimin haddine düşmüş onu peşine taka
Dünyada var m'ola böyle bir nazlı bayrak
Kalbleri onun gölgesinde rahat bırak
Kalk da Türkiye'ye yukarıdan bir bak
Milletin kalbine bir yıldız gibi ak
Bu millete kefen biçen irili ufaklı soytarılar
Çiçek çiçek gezen değil de sanki zehir saçan arılar
Önceden bu günler için denirdi hep boş kehanet
O gün dudak bükenler gördü bugün nedir ihanet
Çocuklarımız yabancı ellerde oluyor oyuncak
Ne dersiniz beyler bu gidişatın sonu ne olacak
Yanlış hesap her zaman Bağdattan döner derler ya
Hani insanı yaptığına pişman ederler ya
Elbette oturur taşlar zamanla yerli yerine
Yoksa tarih affetmez gafilleri çeker derine
Tarih boyunca ne ihanetler gördü millet
Son bayrak olayı bunlardan biri nihayet
 
 
 
Fakat ne acı ki kendi öz yurdunda

Dağında taşında kuşunda kurdunda
Nefretle anılacak varsa bir şey eğer
Elbette milletin şahlanmasına değer
İstiklâl ve Cumhuriyetin bayraktır ilân-nâmesi
Ona el kaldıranın artık hiç okunmaz esamesi
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bayrak deyip geçme o bu milletin varlık sebebi
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
İstiklâl Marşı'nın henüz kurumadı mürekkebi
Uğrunda kan dökülür can verilir o bayrağın
Altını üstüne getirsen kan kokar toprağın
Bırak yerin üsttekilerini sahip çıkar alttakiler
Boşuna mı öldük derler vefasız sözde müttakîler
Tarihte bindörtyüz yıllık bilinen geçmişi var
Ay-yıldızlı bayrak sürecek kıyamete kadar
Günümüzde daha yeni bulundu Göktürklerin parası
Gelsin beri tüm Türklerle gerçekten iyi olan arası
Paranın üstünde var ap açık üç ay-yıldız
Belli ki İslâmdan önce de biz Hak yoldayız
Bayrak aynı zamanda gösteriyor bizlere millî inancı
Aklını başına al hisseden kendini bayrağa yabancı
Milletin müşterek çatısıdır dalgalanan al bayrak
Gölgesinde şerefimiz ana sütü gibi ak mı ak

 
Bayrağa uzanan menfur eller millet gözünde talancı

Yazık böylelerine ki ecdada karşı olmuş yalancı
Bir gelin gibi süslendi ala döndü tüm yurdum
Asırlarca düşmana ben onunla karşı durdum
Ey mavi göklerin ilahî görkemli yıldızı
Yurdumun semalarını süsleyen nazlı kızı
Bayrağımız ta asırlar ötesinden gelen baş tacı
Ona kem gözle bakanlar düşündürmeli acı acı
Rengi şehit kanından alınmıştır ay-yıldızı gökten
Kim indirebilir ki onu o ilahî yücelikten
Korkma sakın Al-Bayrak hiç düşmez asla yere
Tarihe bir baksana hep yükselmiş göndere
Olmuş bu millet şanlı Peygambere asırlarca Bayraktar
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kalbimiz adı güzel kendi güzel Muhammed için atar
 
 
 
 
 
 
 
 
 


Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 
 
 
Bir söylentiye göre, 1. Kosova Savaşı sonrasında savaşta ölen Türk askerlerin kanının bir çukurda toplanması sonucunda, Ay ve Yıldız'ın yan yana gelmesi ile oluştuğu söylenmektedir. Yapılan tüm varsayımlar arasında, 1. Kosova Savaşı'nın sebep olması en büyük ihtimallerden biridir, lâkin bu savaşın akşamında gökyüzünde Jüpiter ve AySırpMurat Hüdavendigar'a Sırp savaş planlarını vereceği taahhütü ile yaklaşmış; hançeri ile Osmanlı İmparatorluğu galibiyeti ile sonuçlanan savaş sonrasında şehit edilmiştir. Yerine büyük oğlu Yıldırım Beyazıt geçmiştir. yan yana nadir anlarından birini yaşamıştır. Bu savaş sonunda ele geçirilen bir askeri, dönemin padişahı
1. Kosova Savaşı sırasındaki, Kosova'da gökyüzündeki görüntüye ulaşmak için örnek resimlerde Stellarium isimli ücretsiz planetarium programı kullanılmıştır. Planetarium programımızı 1. Kosova Savaşı tarihine (28 Temmuz 1389), ve KosovaAy ve Yıldız'ın aslında Ay ve Jüpiter olduğu ortaya çıkar. koordinatlarına (Lat: 43.41 , Long: 25.65) alırsak ; gökyüzündeki
14. yüzyılda, Astronomi konusunda dünyaca ilerleyememiş olmamız; halen dünyanın yuvarlak olamaması gibi vahim sorunlar yüzünden, kan çukurunda gözüken yıldıza benzeyen parıltı da doğal olarak yıldıza benzetilmiştir. Jüpiter her ne kadar eski zamanlardan beri bilinmesine rağmen, ilk olarak 1610 yılında Galilei tarafından Jüpiter'e ait 4 Ay keşfedilmiştir. Jüpiter'in gözükebilen 4 ay'ının da etrafında kısmen parlaması (basit bir teleskopla gözükebilir, ancak çıplak gözle en iyi ihtimal Jüpiter'e yakın bir parıltı gözükür); büyük bir ihtimal Jüpiter'i köşeli bir yıldıza benzetilmesini sağlamıştır. Lâkin, Güneş'in herhangi bir gezegen üzerindeki yansımasının Dünya'daki insanlar tarafından parlak bir yıldıza benzetilerek de izlenebilir. Uranüs gezegeni de, bu süre içerisinde Jüpiter'e olan yakınlığı (her ne kadar çıplak gözle gözükmesi çok zor olsa da, küçük bir parıltı olarak gözükebilir); Jüpiter etrafında farkedilebilir 5 köşe gözükmesine sebebiyet verir.
Eğer ki bu yansımayı, olası bir kan çukuru üzerinde düşünürsek de; bize Türk Bayrağı'nın şu anki hali gözükür. Bunun için gece yarısı saatlerindeki gökyüzü görüntüsünü, dikey ve yatay olarak tersine çevirirsek (Ayı arkanıza alarak kan çukuru üzerindeki yansımayı izlemek isterseniz) karşımıza aşağıdaki resimdeki gibi bir görüntü çıkar, ve Türk Bayrağı ile arasında müthiş bir benzerlik vardır.





Türk Bayrağı Hakkında Herşey

 





















Türk Bayrağı'ndaki Ay-Yıldız ve Anlamları

 
 

Türkiye Bayrağı'ndaki Hilal ve Yıldız'ın sembolik anlamı için pek çok teori ileri sürülmüştür:
  • Bir görüşe göre, Türk Bayrağı'ndaki hilal "İslamiyeti"; yıldız ise "Türklüğü" temsil eder. Kırmızı renk ise toprağa karışan "kan"ı temsil etmektedir.
  • Başka bir görüşe göre, Ay-Yıldız Orta Asya'dan gelen "Türklüğü", kırmızı zemin ise "vatanı" temsil etmektedir.
  • Başka bir görüşe göre; Osmanlı Devleti Bayrağının değiştirilmiş bir versiyonudur.
  • Başka bir görüşe göre; yarım ay "yenilenme"yi, yıldız "Türklüğü" temsil etmektedir.
  • Başka bir görüşe göre; yarım ay "Allah"ı, yıldız "Peygamber"i temsil etmektedir.
  • Başka bir görüşe göre; savaşta ölen askerden oluşan kan gölünden ay ve yıldızın gösterilişidir.
  • Başka bir görüşe göre yıldız "demokrasi" eşitlik ve özgürlüğü, hilal "İslam"ı simgeler.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Hilâl halindeki ay ile güneş veya yıldız işareti, Türk Bayrağı da dahil olmak üzere birçok Müslüman ülkenin bayrağında yer alan yaygın bir semboldür. Selçuklu ve Osmanlı devrinde hilâl ile güneş veya yıldız işareti hakkında araştırmalar mevcuttur. Ancak bu işaretlerin kökeni çoğunlukla astral ikonografi bakımından zengin olan Yakındoğu'da aranmıştır. Hâlbuki Türk kültürünün doğduğu İç Asya çevresinde, proto-Türk olarak kabul edilen milletlerin ve Türklerin gök ibadeti kozmolojisi içinde yer alan astral ikonografi de aynı derecede zengin ve köklüdür. Astral simgeler, piktogram ve tamga şekline kadar gelişmiştir; hatta Kök Türk yazısında fonogram olarak görünürler.
Bugün kullanılan ay yıldıza benzeyen ve gökte gün ile ayın kavuşumunu temsil eden bir motif, M.Ö. 1. bin yılda, proto-Türk olarak bilinen Chouların (M.Ö. 1028-281) baş bayrağında görülüyordu. Gündüz ve gece, aralıksız devam eden parlaklığın simgesi olan astral motifler, o devirden beri daima proto-Türk, Türk ve akraba milletlerin simgeleri arasında yer almış ve astral tanrıların alameti olmalarının dışında, devlet başkanlarının ve önemli şahısların da alameti olmuşlardır.

Türk Bayrağındaki ay-yıldızın yorumu

Tartışmalarda en çok ay- yıldız üzerinde duruluyor. Bu simgelerin daha önce Bizanslılar tarafından kullanıldığı söylenerek sözde Türk Bayrağının Bizanslılardan alındığı ispatlanmaya çalışılmış. Bizanslıların bu simgeleri kullanıyor olması şaşırtıcı değil ki. Ay yıldızın kökeni Bizanslılardan çok önceye dayanır. Hatta insanlık tarihi kadar eskidir. İşin en güzel yanı bu simgeleri Türkler kullandıktan sonra İslam ülkeleri bu simgeleri benimseyerek kendileri de kullanmışlardır; ancak Osmanlı ve Türk düşmanı ülkelerse özellikle ay ve yıldız simgelerinden uzaklaşmışlardır. Demem odur ki bu simgeler artık bizim, Türk’ün simgesi olmuştur. Viyana kapılarına dayanan Osmanlı’nın korkusunu hala yaşayan Avusturya’da hilal çörekler yapılarak sözde hilalin yeneceği ima edilmiştir. Bu korku, bu nefret nedendir bilinmez; ama bizim kimseden çekinecek, hassasiyet gösterecek komplekslerimiz yoktur.
Yıldız simgesi insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanoğlu kozmik sırlara erişemedikçe, onlara kendince manalar yüklemiştir. “ Mu” ya “Atlantis”e dayandırılan veya eski Mısır uygarlığına uzanan sekiz köşeli yıldızı Selçuklu mimarisinde de görebiliyoruz. Beş köşeli yıldızın da ateş, su, toprak ve havadan oluşan insanı simgelediği veya insandaki beş duyuyu temsil ettiği söylenedurur.
Bazı uygarlıklarda da beş köşeli yıldız, bütün varlıklardaki dişiyi temsil ediyormuş. İslam’a göre, beş sayısı Zuhal( Satürn) gezegenini temsil ediyormuş.
Birçok uygarlıkta da yıldız simgesi köşe sayıları fark etmeksizin “adalet”i temsil ediyor. Demek ki yıldız simgesini kullanan uygarlıklar bunlara çeşitli manalar yüklemişlerdir. Buraya kadar tamam; ama Türk bayrağındaki yıldızın anlamı başkadır.
Türk edebiyatında “yıldız”; gelecek, üstün başarı, isim yapma, talih, şans,
erişilmez olma… anlamlarında kullanılır. Türk Bayrağındaki yıldız da Türk milletinin parlak geleceğinin simgesidir. Türk milletinin talihi bir yıldız gibi parlayacaktır, bu yıldız hiçbir zaman yok olmayacaktır.Türk milletinin üstün başarıları vardır( Şimdi bile mesela yıldız sporcu vb. sözleri kullanmıyor muyuz? ) ve bu başarılar hep sürecektir anlamları vardır. Önemli olan aynı simgeyi farklı toplumların farklı anlamlarda kullanmasıdır. Aynı simgeyi, birden fazla ülkenin aynı anlamda kullanması bile neyi değiştirir ki? Her milletin kültürü kendine özgü özellikler taşır. Ama her kültürün de başka kültürlerle benzer yönleri vardır. Türk Bayrağının Kosova Savaşları sırasında oluştuğunu söylemek ne kadar ispatlanamaz bir durumsa, aksini de ispatlamak zordur. “Bizanslılar daha önce ay yılız simgesini kullanıyorlardı o zaman biz bayrağımızda bu simgeleri kullanmayalım” demek saçmalıktır. İstanbul şehri eskiden Bizanslılarındı; öyleyse bugün orda yaşamayalım demek gibi bir şey bu. Eskiden neyse neydi; bugün bir Türk şehridir ve bizimdir.
Gelelim Ay sembolüne… Şöyle başlamak isterim ki Ay sembolü İslam’la çok özdeştir görülse de İslamiyet öncesinde de kullanılmıştır. Bu çok normal değil mi? İnsanoğlu ilk insandan beri gökyüzüne baktığında Ay’ı ve yıldızları görmüştür. Erişemediği bu uydu ve yıldızlara( güneş) de dâhil çeşitli anlamlar yüklemiştir. Ve insanlar onlarla ilgilenmiştir. Aksi mümkün değildi zaten. Bunda garipsenecek ne var? Bakın ben daha garip bir şey söyleyeyim. Haç, Hıristiyanlıktan daha önce Mısırlılar tarafından kullanılmış, insan vücudunu simgeleyen bir semboldür. Şimdi biz Hıristiyanlar Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesi
simgesi yerine; Mısırlılardan alıntı yaptıkları için haç kullanıyorlar mı diyeceğiz?
“Hilal” sözcüğünün tıpkı “ Allah” gibi ebced hesabıyla rakam olarak toplamı 66’dır. Bu nedenle İslam düşüncesinde önemsenir. Ay’ın dünya etrafında on iki defa dönmesi hicri takvime göre bir yıldır. Kur’an’da da ayların sayısının on iki olduğu açıkça söylenir( et- Tevbe, 9/36). Hilalin görünmesi, Ramazan’ın başlangıcıdır. Ayrıca Kur’an’da (Kamer suresinde) Hz. Muhammed’in Ay’ı ikiye bölmesinden söz edilir. Peygamberimizin bir mucizesidir bu olay. Ona inanmayanlara ibret olarak gösterdiği bir mucize… Tüm bunlardan da anlaşıldığı üzre İslam’da Ay’ın ve hilalin önemi vardır. Zaten hilal sembolünü en fazla kullananlar Müslümanlardır. Türk Bayrağındaki ay, tamamiyle İslami referanslıdır.
Birilerinin ortaya çıkıp bayrağımızı hafife alarak abuk subuk tartışmalar ortaya atması bayrağımızı asla değerden düşüremeyecektir. Bu bayrak hangi biçimde olursa olsun Türk milletinin namusudur. O’na uzanacak diller şunu bilmelidir ki onlar gibi bayraksız yaşamaktansa ölürüz daha iyi. Ay yıldızlı al bayrak onları niye bu kadar rahatsız ediyor? Bu sorunun cevabı herkesçe malumdur. Uzun sözün kısası; O benim milletimin yıldızıdır parlayacak, O benimdir, o benim milletimindir ancak!




"Türk" Kelimesinin Anlamı

 
Türk kelimesinin anlamı konusunda, bazı İslam kaynaklarında Türk ve terk kelimelerinin imla benzerliğine dayanılarak Türkler, Kaf dağının ardına terk edilmiş bir kavim olarak açıklanmıştır. Sui-şu adlı Çin kaynağında Türklerin yaşadıkları ülkedeki miğfer biçimindeki dağla ilgili olarak adlandırıldıklarını belirtilmektedir. A.Vambery, Türk kelimesinin türe fiilinden -k ekiyle "türemiş" olduğu görüşündedir.
Kaşgarlı Mahmut, Türk adının Türklere Allah tarafından verildiğini ve bu kelimenin "gençlik, olgunluk ve kuvvet, kudret çağı" anlamına geldiğini söyler. Ziya Gökalp, töre-türe kelimesinden -k ekiyle yapılmış ve "töreli, nizamlı ve yasa ile düzenlenmiş kavim" anlamına gelen ad olduğunu kabul eder.
F.W.K. Müller, Uygur metinlerinde Türk kelimesinin "kuvvet ve güç" anlamındaki erk kelimesiyle yan yana anlamı kuvvetlendirmek için kullanıldığını söyler. Von Le Coq, Türk kelimesinin "güç ve kuvvet" anlamı taşıdığını açıklar. W. Thomsen ile Gyula Nemeth bu görüşü benimser. L. Bazin ise kelimenin türe fiilinden geldiğini kabul ederek Vambery'e katılır; aynı zamanda kelimenin "güç ve kuvvet" anlamı taşıdığını söyleyerek de diğer dilcileri destekler; Kaşgarlı Mahmut'tan da ilham alarak Türk kelimesinin Törük > Türük > Türk biçiminde değişime uğrarken anlam bakımından da "türemiş, gelişmiş, gelişip olgunlaşmış" şeklinde geliştiği görüşünü benimser.
Genel olarak Türk demek, Güçlü, kuvvetli manasında kabul edilir.



ALLAH(cc)...LALE...HİLAL...


Ebced hesabında bir durum var lâle ile Allah lafzının değeri…

ikisi de 66 ya tekabül ediyor bu nedenlede lale’yi Cenab-ı hakkın simgesi olarak saymışız.

Bazı yörelerimizde işi 66 ya bağlamak deyimi hala kullanılır.

Biz millet olarak hilâl'i islamın simgesi haç'a karşı bizim simgemiz olarak görmüşüzdür. Hilâl kelime olarakta 66 ediyor ebcedde.

Yani hilâl,lâle ve Cenab-ı Hakk'ın en muazzam ismi olan Allah aynı sayı değerinde…

Lâle, hilâl ve Allah(cc) lafızlarının ebced değerinin aynı olduğunu

ve bundan dolayı kültürümüzde lâleye apayrı bir değer verilip sevgi beslenildiğini

Özellikle Osmanlı kültüründe, lâlenin oldukça yoğun bir alaka görüp bir lâle soğanının bin altına kadar müşteri bulabildiğini ve zamanın padişahı III. Ahmed'in bir ferman yayınlayarak bu fiyatlara bir sınırlama getirmek zorunda kaldığını. . .

Bir devre adını veren bu tefekkür simgesi çiçeğin o dönemde 1108 çeşit renkte üretildiğini...


Antiparantez belirtmek istiyorum...



Lâle’nin Osmanlılar tarafından çok sevilmesi sadece çok güzel bir çiçek olmasından dolayı değil. Arapça harflerle yazıldığında Lâle kelimesiyle Allah kelimesinde aynı harfler kullanılıyor. Bir de Arap harfleriyle yazılan Lâleyi tersten okursanız

Hilâl kelimesi ortaya çıkıyorki

bu da biliyorsunuz Osmanlı bayrağının,ambleminin sembolü...



Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya güzel anlatmış:
"Eskiler lâleyi mukaddes sayarlardı. Gerçekten, izahı zor bir
şuur, o zamanın yazılarında 'lâle' kelimesi ile 'Allah' kelimesini
aynı harflerden meydana getirirdi.Üstelik ebcedde Hilâl,lâle,Allah aynı sayıyı verirdi..

Biri güzelliğiyle yurdumu,

biri ulviliğiyle dinimi, biri şerefiyle istikbâlimi anlatan…”
Kelimelerdeki ebcet beraberliği sizi bilmem fakat ben,tesâdüf
deyip geçemeyeceğim."